TÜSİAD and the Federation of Enterprises in Belgium (VBO-FEB) hosted a high-level luncheon in Istanbul as part of the Belgian Economic Mission to Türkiye, presided over by Queen Mathilde of Belgium.

TÜSİAD issued a statement on the occasion of Europe Day. The statement included the following views:

Rekabet Bulteni

Rekabet Hukuku Bülteni, Rekabet Hukuku Çalışma Grubu altında faaliyet gösteren Bülten Alt Çalışma Grubu tarafından her ay hazırlanmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında rekabet hukuku alanında yaşanan gelişmeleri derleyen bülten, TÜSİAD üyeleri ile düzenli olarak paylaşılmaktadır.

TÜRKİYE

Rekabet Kurumu, 4 Mart 2026’da 2025 yılına ilişkin Yıllık Faaliyet Raporu’nu yayımladı

Faaliyet Raporu'nda, 2025 yılında Rekabet Kurulu’nun toplam 530 dosyada nihai karar aldığı; bu kararların 104’ünün rekabet ihlalleri, 416’sının ise birleşme ve devralma (ve ilgili işlemler) dosyalarına ilişkin olduğu belirtildi. Rekabet ihlallerine yönelik 104 kararın 89’u soruşturma, 15’i ise ön araştırma süreci sonunda verildi. Faaliyet Raporu’nda ayrıca 2025 yılında gerçekleştirilen yerinde inceleme görevlendirme sayısının 1.509’a ulaştığı aktarıldı. Rekabet ihlallerine ilişkin uygulanan toplam idari para cezasının yaklaşık 12,1 milyar TL düzeyinde gerçekleştiği ifade edilirken, idari para cezalarının sektörel dağılımında gıda endüstrisinin yaklaşık 4,7 milyar TL ile ilk sırada yer aldığı, kimya ve madencilik ile altyapı hizmetleri sektörlerinin de yüksek ceza tutarlarının uygulandığı alanlar arasında bulunduğu vurgulandı. Soruşturmaların en yoğun olduğu sektörler olarak tarım ve tarımsal ürünler, makine endüstrisi, iş gücü piyasası, gıda endüstrisi ve inşaat öne çıktı. Birleşme ve devralma tarafında ise 2025 yılında Kurum’a 416 işlemin bildirildiği; bu işlemlerin 381’inin izin, 25’inin kapsam dışı, 10’unun ise koşullu izin kararıyla sonuçlandığı belirtildi. Söz konusu işlemlerin ağırlıklı olarak bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, otomotiv, kimya ve madencilik, sağlık hizmetleri ve finans sektörlerinde yoğunlaştığı aktarıldı.

Faaliyet Raporu’nda ayrıca Kurum’un düzenleyici faaliyetlerine de yer verilmiştir. 2025 yılında Uzmanlaşma Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyet Tebliği ile Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ’de değişiklikler yapılmıştır. Faaliyet Raporu; (i) Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz, (ii) Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ, (iii) Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği, (iv) Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz, (v) Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz, (vi) Yerinde İnceleme Yönetmeliği, (vii) Yerinde İnceleme Kılavuzu, (viii) Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik, (ix) Hakim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Davranışlarına İlişkin Kılavuz ve (x) Sürdürülebilirlik Kılavuzu’na yönelik ikincil mevzuat çalışmalarının ise devam ettiğini belirtmektedir.


Rekabet Kurulu, çimento sektöründe kapsamlı bir sektör incelemesi yapılmasına karar verdi.

İnşaat sektöründeki büyümeyle orantılı olarak çimento sektöründe yüksek bir büyüme gözlendiği ve Türkiye’nin dünya çimento üretiminde beşinci sırada yer aldığı vurgulanmıştır. Çimento sektöründeki yüksek yoğunlaşma yapısı ve ürün homojenliği nedeniyle rekabet sorunlarına elverişli bir ortam sunduğu değerlendirilerek mikro verilere dayalı, uzun dönemli ve bütüncül bir analiz yöntemiyle bölgesel rekabet dinamiklerini de kapsayacak şekilde inceleme yapılmasına karar verildi. Sektör incelemesinde elde edilecek bulguların ilerleyen dönemlerde politika geliştirme süreçlerine ve sektöre yönelik yapıcı adımların atılmasına zemin hazırlaması amaçlandığı ifade edildi.

DÜNYA

Avrupa Birliği ile Birleşik Krallık arasında Rekabet İşbirliği Anlaşması’nı imzaladı.

Avrupa Komisyonu ile Birleşik Krallık (BK), 25 Şubat 2026 tarihinde Avrupa Birliği (AB) - BK Rekabet İşbirliği Anlaşması'nı imzaladı. Söz konusu anlaşma; bir tarafta Avrupa Komisyonu ve AB üye devletlerinin rekabet otoriteleri, diğer tarafta ise Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (CMA) arasında rekabet hukuku alanındaki iş birliğine ilişkin yeni ve açık bir çerçeve oluşturmayı amaçlar. Anlaşma, Brexit sonrasında yalnızca rekabet hukuku alanındaki iş birliğine odaklanan ilk AB-BK anlaşması olması bakımından önem taşımaktadır.

Anlaşma kapsamında taraflar, önemli rekabet soruşturmaları ve birleşme/devralma izin süreçlerinde birbirlerini karşılıklı olarak bilgilendirmeyi ve gerektiğinde uygulama faaliyetlerini koordine etmeyi taahhüt eder. Ayrıca anlaşma, otoriteler arasında paylaşılan bilgilerin gizliliğinin korunmasına yönelik hükümler içermekte olup gizli bilgilerin paylaşımı yalnızca ilgili şirketlerin açık rızasının bulunması halinde mümkün olacaktır. Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için tarafların iç onay prosedürlerini tamamlaması gerekmekle birlikte, AB tarafında AB Konseyi’nin karar alması ve Avrupa Parlamentosu’nun onayı beklenmektedir.


CMA, 2026-2027 yıllarını kapsayan Yıllık Uygulama Planı’nı yayımladı. CMA, söz konusu planın 2026-2029 dönemi stratejisi kapsamında ilk ayrıntılı yol haritası niteliğinde olduğunu belirterek uygulama önceliklerini kamuoyuyla paylaştı.

Uygulama planı kapsamında kartel ve hâkim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin soruşturmaların öncelikli olmaya devam edeceği; özellikle yenilikçi teşebbüslerin stratejik öneme sahip pazarlara girişini veya ölçeklenmesini engelleyebilecek davranışların hedef alınacağı vurgulandı. Kamu ihalelerinde ihaleye fesat karıştırma (bid-rigging) uygulamalarının da önemli bir öncelik alanı olarak belirlendiği; bu tür ihlallerin tespitine yönelik olarak yapay zekâ ve veri bilimi araçlarının daha etkin şekilde kullanılacağı ifade edildi. Ayrıca, algoritmaların rekabete aykırı fiyat koordinasyonuna aracılık etmesi riskinin CMA tarafından yakından izleneceği; algoritmik fiyatlandırma kullanan işletmelere yönelik kılavuzlar hazırlanacağı da açıklandı.

Dijital piyasalar bakımından arama hizmetleri ve mobil ekosistemler başta olmak üzere çeşitli alanlarda Stratejik Piyasa Statüsü (Strategic Market Status) çerçevesinde müdahalelere yönelik çalışmaların sürdüğü; uygulama inceleme süreçleri, mobil dağıtım ve dijital cüzdan erişimi gibi konuların öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığı aktarıldı.

Tüketici koruma alanında ise yanıltıcı reklamlar, sahte yorumlar, gizli ücretler ve haksız sözleşme koşulları gibi uygulamalara karşı Dijital Pazarlar, Rekabet ve Tüketiciler Kanunu (Digital Markets, Competition and Consumers Act) kapsamında aktif uygulama faaliyeti yürütüleceği vurgulandı.


Avrupa Komisyonu, yeni Genel Blok Muafiyet Tüzüğü (GBER) taslağına ilişkin kamuoyu danışma sürecini başlattı.

Komisyon, 25 Şubat - 23 Nisan 2026 tarihleri arasında yürütülecek kamuoyu danışma sürecini başlattığını duyurdu. Devlet yardımları alanını düzenleyen GBER’in, belirli yardım kategorilerini Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın 107. ve 108. maddeleri çerçevesinde iç pazarla uyumlu kabul ettiği ve bu yardımların önceden bildirim ve Komisyon onayı zorunluluğundan muaf tutulduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, 2025 yılında gerçekleştirilen kapsamlı kamuoyu danışması ve kanıt toplama sürecinin ardından hazırlanan taslak düzenlemenin; tüzüğün sadeleştirilmesi, sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmelerle uyumunun güçlendirilmesi, mevcut tutarsızlıkların giderilmesi ve düzenlemenin daha erişilebilir hale getirilmesini amaçladığı ifade edildi. Kamuoyu danışma sürecinin vatandaşlar, işletmeler, kuruluşlar ve kamu otoritelerine açık olduğu ve görüşlerin 23 Nisan 2026 tarihine kadar iletilmesi gerektiği duyuruldu.


Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı Antitröst Bölümü (DOJ) ve Federal Ticaret Komisyonu (FTC), rakipler arasındaki iş birliği düzenlemelerine ilişkin yeni kılavuz ilkelerin hazırlanması amacıyla kamuoyu görüşüne başvurdu.

DOJ Antitröst Bölümü ve FTC, modern ekonomide rekabeti artırıcı nitelikteki çeşitli iş birliği düzenlemeleri konusunda ortak bir kamuoyu danışma süreci başlattı. Bu süreç ile 2000 yılında yayımlanan ve Aralık 2024’te yürürlükten kaldırılan “Rakipler Arası İş Birlikleri için Antitröst Kılavuz İlkeleri”nin (Antitrust Guidelines for Collaborations Among Competitors) güncellenerek yeniden yürürlüğe konulmasına zemin oluşturması hedeflenmektedir. Açıklamalarda, önceki kılavuzun yürürlükten kaldırılmasının ardından özellikle algoritmik fiyatlandırma ve veri paylaşımı gibi yeni iş modelleri ve teknolojik gelişmeler bakımından çerçeve eksikliği oluştuğu vurgulandı. Bu kapsamda güncel bir zeminin oluşturulmasının amaçlandığı belirtildi. Kamuoyu görüşlerinin 24 Nisan 2026 tarihine kadar iletilmesi gerektiği duyuruldu.


İtalya Rekabet Otoritesi (AGCM), kuantum bilişim (quantum computing) sektörüne yönelik sektör araştırması başlattığını duyurdu.

AGCM, karmaşık problemlerin çözümünde mevcut bilgisayar teknolojilerine kıyasla dönüştürücü potansiyele sahip olan ve siber güvenlik, biyoteknoloji, malzeme tasarımı, üretim süreçlerinin optimizasyonu ile finansal teknolojiler (fintech) alanlarında uygulamalar geliştiren kuantum bilişim sektörüne yönelik bir piyasa araştırması başlattı. Sektörün, donanım ve yazılım arasındaki sınırların geleneksel bilişimden farklı olarak daha belirsiz olduğu; büyük teknoloji şirketleri ile çoğunlukla start-up niteliğindeki küçük ve orta ölçekli teşebbüslerin bir arada faaliyet gösterdiği bir yapıya sahip olduğu vurgulandı. Piyasa araştırması kapsamında; yapay zekânın yaygınlaşma sürecinde ortaya çıkan hususlar da dikkate alınarak sektöre girişin önündeki ekonomik, teknolojik ve bilgi temelli engeller, kilitlenme (lock-in) riskleri ve özellikle artan patent başvuruları çerçevesinde stratejik teknolojik önalım hakkı (pre-emption) potansiyelinin inceleneceği belirtildi. AGCM aynı zamanda araştırma kapsamındaki konulara ilişkin kamuoyu görüşüne başvurdu ve bu kapsamda paydaşların görüşlerini 30 Nisan 2026 tarihine kadar iletebileceği duyuruldu.


Almanya Federal Kartel Ofisi (Bundeskartellamt), elektrik üretim piyasasındaki rekabet koşullarına ilişkin altıncı Piyasa Gücü Raporu’nu yayımladı.

19 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan raporun, düzenleyici gereklilikler kapsamında çok sayıda düzenlenebilir enerji santralinin devre dışı bırakılmasının ardından 1 Mayıs 2024 – 30 Nisan 2025 dönemini kapsayan ilk tam yılı incelediği belirtildi. Raporda, Almanya’nın önde gelen elektrik üreticileri olan RWE, LEAG ve EnBW’nin piyasa güçlerinin; geçici olarak yeniden devreye alınan şebeke rezerv santrallerinin Mart 2024 itibarıyla devreden çıkarılması ve kömürden çıkış süreci kapsamında yaşanan ilave kapasite azalışları sonucunda önemli ölçüde arttığı tespit edildi.

Piyasa gücünün değerlendirilmesinde yalnızca pazar payı analizinin yeterli olmadığı vurgulanarak Bundeskartellamt’ın, belirli talep dönemlerinde (pivotal hours) üreticilerin “vazgeçilmez” konuma geldiği saatlerin toplam saatlere oranını esas aldığı ifade edildi. Bu oranın %5’i aşması halinde hâkim durum göstergesi olarak değerlendirildiği; RWE’nin söz konusu eşiği belirgin şekilde aştığı, LEAG’ın eşiğin üzerinde yer aldığı ve EnBW’nin ise eşiğe yakın seyretmekle birlikte eşiği aşmadığı aktarıldı.

Raporda ayrıca Almanya - Lüksemburg elektrik teklif bölgesinin bölünmesine yönelik önerilerin büyük üreticilerin piyasa gücünü artırabileceği gerekçesiyle eleştirildiği; mevcut piyasa güçlerinin azaltılmasına yönelik olarak yeni düzenlenebilir santral kapasitesi ihalelerinde her bir teklif sahibi için toplam kapasitenin %10’u ile sınırlandırılmasının önerildiği belirtildi.

Rekabet Bulteni

Rekabet Hukuku Bülteni, Rekabet Hukuku Çalışma Grubu altında faaliyet gösteren Bülten Alt Çalışma Grubu tarafından her ay hazırlanmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında rekabet hukuku alanında yaşanan gelişmeleri derleyen bülten, TÜSİAD üyeleri ile düzenli olarak paylaşılmaktadır.

TÜRKİYE

Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2010/4)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (No: 2026/2) / Resmî Gazete

Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2026/2 sayılı Tebliğ (“2026/2 sayılı Tebliğ”), 11.02.2026 tarihli ve 33165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

2026/2 sayılı Tebliğ ile gerçekleştirilen başlıca değişiklikler aşağıdaki şekildedir:

  1. Bildirime tabi işlemler için öngörülen ciro eşikleri artırıldı.
  2. Teknoloji teşebbüslerine ilişkin özel eşikler öngören istisna yeniden düzenlendi.
  3. Tanımlarda değişiklikler yapıldı.
  4. Ortak girişimlere ilişkin işlemlerin değerlendirme çerçevesi netleştirildi.

Buna göre, Rekabet Kurulundan (“Kurul”) izin alınması gereken işlemler bakımından (i) işlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının 3 milyar TL’yi ve en az iki tarafın Türkiye cirolarının ayrı ayrı 1 milyar TL’yi aşması veya (ii) devralma işlemlerinde devre konu varlık ya da faaliyetin, birleşme işlemlerinde ise işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun 1 milyar TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin dünya cirosunun 9 milyar TL’yi aşması gerekmektedir.

Bununla birlikte, işlem taraflarından en az birinin Türkiye’de yerleşik teknoloji teşebbüsü olduğu birleşme işlemleri ile bu nitelikteki teşebbüslerin devralınmasına ilişkin işlemlerde devre konu işlem tarafı bakımından, 1 milyar TL’lik eşiklerin 250 milyon TL olarak uygulanacağı belirtildi.

2026/2 sayılı Tebliğ ayrıca, ortak girişimlerin hem yoğunlaşma denetimi hem de 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. ve 5. maddeleri kapsamında değerlendirilebileceğini açıkça düzenledi.

Son olarak, değişiklikler ile bildirim formunda da uygulamayı düzenlemeye yönelik birtakım revizyonlar gerçekleştirildi.


Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ (Tebliğ No: 2013/2)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (No: 2026/3) / Resmî Gazete

Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak Ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair 2026/3 sayılı Tebliğ (“2026/3 sayılı Tebliğ”), 11.02.2026 tarihli ve 33165 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

2026/3 sayılı Tebliğ ile ön bildirime tabi özelleştirme işlemlerine ilişkin ciro eşiği güncellendi. Buna göre, ihale şartlarının kamuoyuna duyurulmasından önce Rekabet Kurumuna ön bildirimde bulunularak Kurulun görüşünün alınması zorunlu olan özelleştirme işlemlerinde, özelleştirilecek teşebbüsün veya mal ya da hizmet üretimine yönelik birimine ilişkin ciro eşiği 1 milyar TL’ye yükseltildi.

DÜNYA

talian Competition Authority: New Legality Rating Regulation published in the Official Gazette / İtalya Rekabet Otoritesi

İtalya Rekabet Otoritesi (Autorità Garante della Concorrenza e del Mercato, “AGCM”), yayımladığı Yönetmelik ile şirketlerin hukuka uygunluk performansını sistematik biçimde değerlendiren derecelendirme çerçevesini güncelleyerek haksız rekabetin önlenmesi adına düzenleyici adımlar atmıştır. 

İtalya Rekabet Otoritesi bu kapsamda, Yeni Hukuka Uygunluk Derecelendirmesine İlişkin Uygulama Yönetmeliği’ni (The Implementing Regulation on the Legality Rating, “Yeni Yönetmelik”) yayımladı. Mevcut yönetmelik ise yerleşik uygulama pratiğini, içtihat gelişmelerini ve kamuoyu danışma sürecinde paydaşlardan iletilen geri bildirimleri yansıtacak şekilde güncellendi.

Yeni Yönetmelik ile getirilen başlıca değişiklikler aşağıdaki şekildedir:

  • Yeni çerçeve kapsamında verilen veya yenilenen hukuka uygunluk derecelendirmelerinin geçerlilik süresinin üç yıl olarak belirlenmesi,
  • En az üç derecelendirme dönemi boyunca kesintisiz olarak derecelendirmeye sahip olan şirketlerin yenileme başvurularında ilave puan verilmesi,
  • Hukuka uygunluk derecelendirme sertifikasının İngilizce olarak da düzenlenmesi ve böylece uluslararası piyasalarda kullanımının kolaylaştırılması.

Bununla birlikte, derecelendirmenin daha uzun süreli ve teşvik temelli yapısına paralel olarak, hukuka uygunluk koşulları da özellikle ceza, idari ve yargısal nitelikteki uygunluk engelleri bakımından sıkılaştırıldı.

Ayrıca, bilgi verme yükümlülüklerinin ihlali halinde öngörülen sonuçlar da ağırlaştırıldı.

Yeni Yönetmelik uyarınca, şirketlerin yeni form ve şablonları 16 Mart 2026 itibarıyla kullanması zorunlu olacaktır.


ACM: telecom providers must inform consumers in a clearer and more transparent manner about fixed broadband / Hollanda Tüketici ve Piyasalar Otoritesi

Hollanda Tüketici ve Piyasalar Otoritesi (Authority for Consumers and Markets, “ACM”), sabit geniş bant internet hizmetlerine ilişkin yürüttüğü pazar incelemesinde pasif sözleşme yenilemelerinden kaynaklanan fiyat artışlarını ve yetersiz bilgilendirme pratiklerini tespit etmiş, tüketiciler nezdinde olumsuz etkiler doğurabileceğini değerlendirdiği bu uygulamalar bakımından şeffaflığın artırılmasına yönelik bir çalışma ortaya koymuştur.

İlgili bulgular, özellikle sözleşme süresi sona ermiş ve otomatik olarak yenilenmiş pasif sözleşmeler kapsamında tüketicilerin daha yüksek ücretlerle karşılaşabildiğini ortaya koydu. Bu durumun düzenli fiyat artışları ve tüketicilerin sözleşme koşulları hakkında yeterince bilgilendirilmemesi nedeniyle ortaya çıktığı belirtildi.

ACM, mevzuat gereği sağlayıcıların tüketicilere sözleşme bitiş tarihleri, yenileme seçenekleri ve fiyat değişiklikleri konusunda daha açık ve şeffaf bilgi sunmaları gerektiğini; ayrıca gerçek kullanım verilerine dayalı, uygun indirme hızı önerileri sunmalarının zorunlu olduğunu vurguladı.

Bu kapsamda ACM, en geç yaz aylarında, sağlayıcıların müşterilerini nasıl bilgilendirmesi gerektiğine ilişkin rehberler yayımlayacağını duyurdu.

Ayrıca ACM, tüketicilerin mevcut sağlayıcılarından hizmet almaya devam etmek istemeleri ancak daha rekabetçi fiyat talep etmeleri halinde kullanabilecekleri örnek konuşma metinlerini, tüketici bilgilendirme portalı ACM ConsuWijzer’de üzerinde yayımlayacağını belirtti.


AdC identifies barriers to consumer mobility in retail banking and issues recommendations / Portekiz Rekabet Otoritesi

Portekiz Rekabet Otoritesi (Autoridade da Concorrência, “AdC”), perakende bankacılık sektöründe tüketicilerin banka değiştirme (switching) koşullarını değerlendiren çalışmasında, tüketicilerin daha iyi ve şeffaf şekilde bilgilendirilebilmesi ve piyasadaki tüketici refahının ve rekabet ortamının korunabilmesi adına önemli önerilerde bulunmuştur. 

Hâlihazırda kamu istişaresine açılan çalışma, cari hesaplar ile tasarruf ve kredi ürünlerinde arama, karşılaştırma ve banka değiştirme süreçlerinde çeşitli aksaklıklar bulunduğunu ortaya koydu.

Bu kapsamda, uzun süreli banka-müşteri ilişkileri ile finansal okuryazarlık düzeyinin sınırlı olmasının, arama ve banka değiştirme maliyetlerini artırarak tüketicilerin alternatif teklifleri karşılaştırma ve değerlendirme eğilimini azalttığı tespit edildi.

AdC, arama ve geçiş maliyetlerini azaltmaya yönelik olarak yasama organı ile Portekiz Merkez Bankası’na (Banco de Portugal) yönelik 16 öneri geliştirdi. Öneriler arasında hesap taşıma hizmetinin merkezi bir yapı altında yönetilmesi, erken kredi kapama ücretlerinin sınırlandırılması, kredi aracılarının şeffaflık yükümlülüklerinin güçlendirilmesi ve bankacılık ücret karşılaştırma araçlarının geliştirilmesi yer aldı.


Announcement of Results from the Market Structure Survey in the Mining and Manufacturing Sectors / Kore Adil Ticaret Komisyonu

Kore Adil Ticaret Komisyonu (Korea Fair Trade Commission, “KFTC”), madencilik ve imalat sektörleri kapsamında 482 endüstriye ilişkin pazar yapısı araştırmasında teşebbüs gruplarının piyasalar üzerindeki etkisini HHI ve CR3 göstergeleri temelinde değerlendirerek rekabet politikası araçlarının geliştirilmesine zemin hazırladı.

İlgili araştırma kapsamında, 2023 yılı verileri temelinde madencilik ve imalat sektörlerindeki yoğunlaşma düzeyleri ve büyük ölçekli teşebbüs gruplarının pazar üzerindeki etkisi incelendi. Araştırmaya göre, genel yoğunlaşma düzeyinde önemli bir değişim gözlenmemekle birlikte, üst sıralardaki firmalar arasındaki rekabetin daha dinamik hâle geldiği belirtildi. Toplam sevkiyatların yarısından fazlasının büyük ölçekli teşebbüs grupları tarafından gerçekleştirildiği tespit edildi.

CR3 ve HHI göstergeleri, birçok sektörde düşük veya orta düzeyde yoğunlaşmaya işaret ederken, bazı sektörlerde oligopolistik yapının sürdüğünü ortaya koydu. KFTC, araştırma bulgularının piyasa yapısının düzenli izlenmesi ve rekabet politikası araçlarının geliştirilmesi bakımından referans teşkil edeceğini belirtti.

Rekabet Bulteni

Rekabet Hukuku Bülteni, Rekabet Hukuku Çalışma Grubu altında faaliyet gösteren Bülten Alt Çalışma Grubu tarafından her ay hazırlanmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında rekabet hukuku alanında yaşanan gelişmeleri derleyen bülten, TÜSİAD üyeleri ile düzenli olarak paylaşılmaktadır.

TÜRKİYE

2025 Yılı Birleşme ve Devralma Görünüm Raporu / Rekabet Kurumu

Rekabet Kurumu (“Kurum”), 2025 yılına ilişkin Birleşme ve Devralma Görünüm Raporu’nu (“Görünüm Raporu”) yayımladı. Görünüm Raporu’nda, 2025 yılında Rekabet Kurulu tarafından toplam 416 birleşme ve devralma işleminin incelendiği; ayrıca 19 özelleştirme işleminin karara bağlandığı belirtildi. Bu veri, raporların yayımlanmaya başlandığı 2013 yılından bu yana kaydedilen en yüksek yıllık işlem adedine işaret etti. Türkiye’de kurulu hedef şirketlere yönelik işlemlerde hem işlem sayısı hem de toplam işlem değerinde kayda değer bir yükseliş yaşandığı, işlem hacminin bir önceki yıla kıyasla TL üzerinden %142,9, ABD doları üzerinden %101,8 arttığı ifade edildi. Hedef şirketin Türkiye kökenli olduğu birleşme ve devralmalarda en çok işlem “bilgisayar programlama, danışmanlık ve ilgili faaliyetler” alanında gerçekleşirken en yüksek işlem değeri “parasal aracı kuruluşların faaliyetleri” alanında kaydedildi. Yabancı yatırımcıların Türkiye’deki birleşme ve devralma faaliyetlerinde belirgin bir artış gözlendiği, 55 işlemde Türk şirketlerine yaklaşık 277 milyar 462 milyon TL (7,03 milyar ABD doları) yatırım yapılmasının öngörüldüğü ve bu değerin 2013 yılından beri kaydedilen en yüksek ikinci gerçekleşme olduğu vurgulandı.


El Terminalleri ve Benzer Cihazlar Hakkında Yapılan Uygulamalara Yönelik Sektör İncelemesi Raporu / Rekabet Kurumu

Kurum, hızlı tüketim malları (HTM) sektöründe yaygın olarak kullanılan el terminalleri ve benzer cihazların rekabet hukuku bakımından doğurabileceği etkileri incelemek amacıyla yürüttüğü sektör incelemesi sonucunda El Terminalleri ve Benzer Cihazlar Hakkında Yapılan Uygulamalara Yönelik Sektör İncelemesi Raporu’nu (“Sektör Raporu”) yayımladı. Sektör Raporu’nda el terminallerinin stok yönetimi, satış takibi ve fiyat güncellemeleri gibi alanlarda operasyonel kolaylıklar sağladığı; ancak bu sistemler üzerinden rekabete hassas verilerin merkezi veya ayrıntılı şekilde izlenmesinin yeniden satış fiyatının belirlenmesi, rekabete hassas bilgi değişimi ve piyasa kapama risklerini gündeme getirebileceği vurgulandı. El terminallerinin özellikle tedarik zincirinin farklı düzeylerinde bulunan teşebbüsler tarafından ortak kullanıldığı durumlarda ortaya çıkabilecek rekabetçi endişeler; yeniden satış fiyatının belirlenmesi, bölge ve müşteri kısıtlaması ile indirim sistemleri olmak üzere üç ana başlık altında ele alındı. Kurum, el terminalleri ve benzeri dijital izleme sistemlerinin dijitalleşen ticari ilişkilerde rekabet hukukunun klasik sorun alanlarına yeni bir boyut kazandırdığına dikkat çekerek, bu sistemleri kullanan teşebbüsler bakımından uyum süreçlerinin ve iç denetim mekanizmalarının güçlendirilmesinin önemine işaret etti.

DÜNYA

Updated guidance for the Public Transport Ticketing Schemes Block Exemption / Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi

Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (Competition and Markets Authority, “CMA”), kamuya açık toplu taşıma biletleme sistemlerine ilişkin blok muafiyet çerçevesine ilişkin güncellenmiş rehberini (Public Transport Ticketing Schemes Block Exemption CMA Guidance, “CMA Rehberi”) yayımladı. CMA Rehberi’nde toplu taşıma biletleme sistemlerinin hangi koşullarda rekabet hukuku bakımından muafiyet kapsamında değerlendirilebileceğine açıklık getirildi. Bu kapsamda, yalnızca çoklu işletmecili seyahat kartları bakımından ortak fiyat belirlemenin rekabet hukuku açısından zorunlu ve orantılı kabul edilebileceği; diğer bilet türlerinde fiyat koordinasyonunun ise blok muafiyet kapsamı dışında kaldığı vurgulandı. Ayrıca, biletleme sistemleri kapsamında paylaşılan bilgilerin yalnızca vazgeçilmez ve toplulaştırılmış verilerle sınırlı olması gerektiği, üçüncü taraf bilet satıcılarının dışlanmasının ise ancak objektif, şeffaf ve ayrımcı olmayan gerekçelere dayanması hâlinde rekabet hukuku ile uyumlu olabileceği belirtildi. CMA, her biletleme sisteminin kendi somut koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.


2025 Report on Ethanol Market Concentration / ABD Federal Ticaret Komisyonu

ABD Federal Ticaret Komisyonu (Federal Trade Commission, “FTC”), Temiz Hava Yasası (Clean Air Act) uyarınca her yıl yayımladığı 2025 Yılı Etanol Piyasası Yoğunlaşma Raporunu (2025 Report on Ethanol Market Concentration, “FTC Raporu”) kamuoyuyla paylaştı. FTC Raporu’nda ABD etanol üretim sektöründeki yoğunlaşma düzeyinin ve piyasa oyuncularının sayısının ulusal ölçekte fiyat belirleme veya fiyat ya da üretim miktarları üzerinde koordinasyon yoluyla piyasa gücü kullanılmasını muhtemel kılmadığı sonucuna varıldı. Herfindahl-Hirschman Endeksi (HHI) esas alınarak yapılan analizde gerek üretim kapasitesi gerek fiili üretim verileri bakımından sektörün yoğunlaşmamış düzeyde olduğu tespit edildi. Yaklaşık 100 firmanın etanol ürettiği veya pazarladığı, en büyük üreticinin yurtiçi kapasitenin %17’sine sahip olduğu ve yurtiçi üretim kapasitesinin yılda 18,541 milyar ABD galonuna ulaştığı belirtildi. FTC, söz konusu bulguların etanol üretim endüstrisinde rekabetçi yapının genel olarak sürdüğüne işaret ettiğini belirtti.


CCPC Merger and Acquisitions Report 2025 / İrlanda Rekabet ve Tüketiciyi Koruma Komisyonu

İrlanda Rekabet ve Tüketiciyi Koruma Komisyonu (Competition and Consumer Protection Commission, “CCPC”), 2025 yılına ilişkin Birleşme ve Devralma Raporu’nu (“CCPC Raporu”) yayımladı. CCPC Raporu’na göre, 2025 yılında bildirimlerin 2023 yılına kıyasla %32 arttığı tespit edilirken 2025 yılında incelenen işlemlerin yaklaşık üçte ikisi basitleştirilmiş bildirim prosedürü (simplified merger notification procedure) kapsamında sonuçlandırıldı. CCPC, basitleştirilmiş prosedür kapsamında yapılan incelemelerde ortalama karar süresinin yaklaşık 12,5 iş günü olduğunu belirterek birleşme ve devralma kontrolü süreçlerindeki etkinliğin arttığını vurguladı. CCPC Raporu’nda ayrıca telekomünikasyon, perakende akaryakıt, konaklama, atık yönetimi ve toptan gıda tedariki gibi sektörlerde rekabet endişelerini gidermek amacıyla beş işlem bakımından yapısal ve davranışsal taahhütler alındığı belirtildi. CCPC, 2025 yılında rekabet fonksiyonlarını yeniden yapılandırarak işlem incelemelerine odaklanan ayrı bir Birleşme ve Devralmalar Birimi (Mergers Division) kurduğunu ve bu değişikliğin artan işlem hacmi ile karmaşıklığa daha etkin yanıt verilmesini amaçladığını açıkladı.


2025: A Year of Action for the Autorité de la concurrence / Fransa Rekabet Otoritesi

Fransa Rekabet Otoritesi (Autorité de la concurrence, “AdlC”), 2025 yılına ilişkin rekabet hukuku uygulamalarının özetini kamuoyuyla paylaştı. AdlC, yıl içinde verdiği dokuz rekabet ihlali kararında toplam 379 milyon Euro tutarında para cezası uyguladı. Öne çıkan kararlar arasında, iOS terminalleri üzerindeki mobil uygulama reklamcılığı sektöründe hâkim durumun kötüye kullanılması (150 milyon Euro), iş gücü devrini engelleyen anlaşmalar (29,5 milyon Euro), çevrim içi randevu ve uzaktan konsültasyon hizmetlerinde hâkim durumun kötüye kullanılması (4,7 milyon Euro) ve Korsika’daki akaryakıt dağıtım sektöründe rekabete aykırı anlaşma (187,4 milyon Euro) yer aldı. Birleşme ve devralma izinleri çerçevesinde AdlC, 2024 yılına kıyasla %11 artışla 328 işlem hakkında karar vererek rekor kırdı; bu işlemlerin toplam değeri 31 milyar Euro’nun üzerine çıktı. 2025 yılı özellikle perakende gıda sektöründeki dönüşümle öne çıkarken, toplamda 600’den fazla mağazayı kapsayan çok sayıda işlem koşullu ya da koşulsuz olarak onaylandı; hiçbir işlem yasaklanmadı veya nihaî incelemeye sevk edilmedi. AdlC ayrıca yıl boyunca yayımladığı 17 görüşle düzenlenmiş hukuk meslekleri, veteriner ilaçları, yerel yönetim mülkiyet sigortaları, odun peleti ve tarım ekipmanları gibi çeşitli alanlardaki rekabet koşullarını değerlendirdi. AdlC, kendi inisiyatifiyle yürüttüğü çalışmalar kapsamında, tüketici ürün ve hizmet derecelendirme sistemleri ile yapay zekânın enerji ve çevresel etkilerini rekabet hukuku bakımından analiz etti.

Rekabet Bulteni

Rekabet Hukuku Bülteni, Rekabet Hukuku Çalışma Grubu altında faaliyet gösteren Bülten Alt Çalışma Grubu tarafından her ay hazırlanmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında rekabet hukuku alanında yaşanan gelişmeleri derleyen bülten, TÜSİAD üyeleri ile düzenli olarak paylaşılmaktadır.

TÜRKİYE

“Rekabet Hukuku’nda Güncel Gelişmeler” toplantısı düzenlendi.

TÜSİAD Rekabet Hukuku Çalışma Grubu tarafından düzenlenen “Rekabet Hukuku’nda Güncel Gelişmeler” toplantısı, 24 Aralık 2025 Çarşamba günü, TÜSİAD Ankara Temsilciliği’nde gerçekleştirildi. Toplantının açılış konuşması, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan tarafından yapıldı. Toplantının ana tema konuşmacısı olan Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle, “Rekabet Hukuku ve İktisadı Perspektifinden 2025 Yılının Değerlendirmesi” başlıklı konuşmasında, rekabet hukuku alanındaki güncel gelişmeleri ve önümüzdeki döneme ilişkin değerlendirmelerini aktardı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde, katılımcıların yönelttiği sorular Rekabet Kurumu Başkanı Birol Küle tarafından yanıtlandı.


4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 16ncı Maddesinin Birinci Fıkrasında Öngörülen İdari Para Cezası Alt Sınırının 31/12/2026 Tarihine Kadar Geçerli Olmak Üzere Artırılmasına İlişkin 2026/1 Sayılı Tebliğ / Resmî Gazete

4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 16’ncı Maddesinin Birinci Fıkrasında Öngörülen İdari Para Cezası Alt Sınırının 31.12.2026 Tarihine Kadar Geçerli Olmak Üzere Artırılmasına İlişkin 2026/1 sayılı Tebliğ (“Tebliğ”), 12.12.2025 tarihli ve 33105 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. Tebliğ uyarınca, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 16. maddesi kapsamında teşebbüslere uygulanacak idari para cezalarının alt sınırı, 31.12.2026 tarihine kadar geçerli olmak üzere 302.484,86 TL olarak belirlendi.

DÜNYA

Fuel margins remain “persistently high” and this is not explained by operating costs / Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi

Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (Competition and Markets Authority, “CMA”), akaryakıt perakende sektörüne ilişkin yayımladığı yıllık izleme raporunda, yakıt marjlarının uzun süredir yüksek seviyelerde seyrettiğini ve bu durumun işletme maliyetleriyle açıklanamadığını ortaya koydu. CMA, perakende yakıt fiyatları ile maliyetler arasındaki ilişkiye ilişkin analizinde bu bulguların akaryakıt perakende pazarında rekabetin zayıf işlediğine işaret ettiğini değerlendirdi. Bu kapsamda CMA, piyasa şeffaflığını artırmak ve rekabetçi baskıyı güçlendirmek amacıyla sürücülere istasyon bazında güncel yakıt fiyatlarını karşılaştırma imkânı sağlayacak bir yakıt fiyatı karşılaştırma sisteminin (Fuel Finder) hayata geçirilmesini öngördüğünü açıkladı. CMA ayrıca, yol yakıtı piyasasına ilişkin olarak yeni yetkileri kapsamında düzenli izleme faaliyetleri yürüteceğini ve bu çerçevede yıllık izleme raporları yayımladığını belirtti.


Abuse control relating to energy price relief measures / Almanya Rekabet Otoritesi

Almanya Rekabet Otoritesi (“Bundeskartellamt”); doğal gaz, elektrik ve bölgesel ısıtma piyasalarında uygulanan enerji fiyat destek mekanizmalarına ilişkin yürüttüğü kötüye kullanım denetimi (abuse control) kapsamındaki incelemelerin büyük ölçüde tamamlandığını duyurdu. Otorite tarafından yapılan açıklamada, enerji tedarikçilerine ödenen kamu desteklerinin incelenmesi sonucunda, telafi ödemeleri ve iadeler yoluyla yaklaşık 200 milyon Euro tutarında kamu kaynağının iade edildiği belirtildi. İncelemelerde, maliyet artışlarıyla yeterince gerekçelendirilemediği değerlendirilen destek ödemelerine ilişkin olarak, ilgili tedarikçilerin nihai hesaplaşma sürecinde veya daha erken aşamalarda kamu fonlarını iade ettiği ifade edildi. Bundeskartellamt ayrıca, tamamlanan incelemelerin önemli bir bölümünün resmî bir karar alınmasına gerek kalmaksızın sonuçlandırıldığını ve incelenen enerji tedarikçilerinin büyük ölçüde kurallara uygun hareket ettiğini açıkladı.



AFCA and E-Control draw up fairness guidance for electricity and gas suppliers / Avusturya Federal Rekabet Otoritesi

Avusturya Federal Rekabet Otoritesi (Austrian Federal Competition Authority, “AFCA”) ile Avusturya Enerji Düzenleme Kurumunun (Energie-Control Austria) oluşturduğu Enerji Çalışma Grubu (Energy Task Force), elektrik ve doğal gaz tedarikçilerine yönelik taslak bir Adil Uygulama Rehberi (Fairness Guidance, “Rehber”) yayımladı. Rehber, belirsiz sözleşme hükümleri ve farklı müşteri gruplarına yönelik adil olmayan uygulamalardan kaynaklanan ayrımcılık risklerine odaklanmakta ve şeffaflık ile tüketicinin korunmasına ilişkin iyi uygulama ilkelerini ortaya koyarak enerji piyasalarında rekabet dostu bir yaklaşımın teşvik edilmesini amaçlamaktadır. Duyuru uyarınca, taslak Rehbere ilişkin kamuoyu görüşlerinin 20.01.2026 tarihine kadar iletilebileceği, nihai metnin ise Şubat 2026’da yayımlanmasının planlandığı öngörülmektedir.


Competitive functioning of the agricultural equipment sector / Fransa Rekabet Otoritesi

Fransa Rekabet Otoritesi (Autorité de la concurrence, “AdlC”), tarım ekipmanları sektörünün rekabetçi işleyişine ilişkin olarak, özellikle traktör pazarına odaklanan sektör incelemesi kapsamında görüşünü yayımladı. İncelemede, son yıllarda traktör fiyatlarında artış gözlemlendiği ve bu artışın yalnızca genel enflasyonist ortamla değil, sektöre özgü yapısal unsurlarla da ilişkili olduğu belirtildi. AdlC ayrıca, üretim tarafındaki yüksek yoğunlaşma ile dağıtım ve onarım pazarlarında uygulanan yetkili dağıtım ve bölgesel münhasırlık düzenlemelerinin, bazı bölgelerde nihai kullanıcıların seçeneklerini sınırlayabildiğine işaret etti. Bu kapsamda AdlC; görüşünde yetkili dağıtım sistemleri, satış sonrası hizmetlere erişim ve üretici-dağıtıcı ilişkilerinin rekabet üzerindeki etkilerine ilişkin yapısal ve davranışsal tespitlere yer verdi.


The Autorité publishes its study on the competition issues surrounding energy and environmental impact of artificial intelligence / Fransa Rekabet Otoritesi

AdlC, yapay zekanın enerji ve çevresel etkilerinin rekabet hukuku bakımından doğurduğu sorunlara odaklanan bir çalışma yayımladı. Çalışmada, yapay zekâ uygulamaları ve veri merkezlerinin hızlı yaygınlaşmasının elektrik tüketimini önemli ölçüde artırdığı ve bu durumun enerji şebekesine erişim ile enerji maliyetleri yoluyla sektördeki rekabetçi dinamikleri etkileyebileceği tespit edildi. Bu kapsamda AdlC, enerjiye ve veri merkezleri için uygun alanlara erişimde yaşanabilecek kısıtların bazı teşebbüsler açısından rekabet avantajı yaratma potansiyelinin altını çizdi. Ayrıca, yapay zekâ hizmetlerinde çevresel etkiyi azaltmaya yönelik enerji verimliliği odaklı “tasarrufluluk” yaklaşımının, özellikle daha küçük ölçekli teşebbüslerin büyük oyuncularla rekabet edebilmesini sağlayabilecek yeni ürün ve hizmetlerin geliştirilmesini teşvik edebileceği belirtildi. Bu çerçevede, çevresel etkilere ilişkin şeffaf ve güvenilir verilerin sağlanmasının ve çevresel ayak izinin belirlenmesine yönelik standartların geliştirilmesinin rekabetin sağlanması açısından önem taşıdığı vurgulandı.

The General Assembly of the Turkish Industry and Business Association (TÜSİAD) convened in Istanbul on January 15, 2026 to elect the Board of Directors. Ozan Diren was elected as the President of TÜSİAD. Perihan İnci, İzzet Özilhan, and Fatih Kemal Ebiçlioğlu were elected as Vice Presidents. Ömer Aras was re-elected as President of High Advisory Council.

Rekabet Bulteni

Rekabet Hukuku Bülteni, Rekabet Hukuku Çalışma Grubu altında faaliyet gösteren Bülten Alt Çalışma Grubu tarafından her ay hazırlanmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında rekabet hukuku alanında yaşanan gelişmeleri derleyen bülten, TÜSİAD üyeleri ile düzenli olarak paylaşılmaktadır.

TÜRKİYE

Avrupa Birliğine Katılım için Ulusal Eylem Planı

AB’ye Katılım için Ulusal Eylem Planı (UEP), 2025–2028 dönemini kapsayan şekilde güncellenmiştir. Planın 8. faslı Rekabet Politikasıdır. Bu fasıl kapsamında, rekabet hukuku ve devlet yardımları alanında AB müktesebatına uyumun sağlanması hedeflenmektedir. Planda 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un ve bağlantılı rekabet mevzuatının AB standartlarına uyumu sağlanarak güncellenmesi 2025 yılı içinde gerçekleştirilmesi hedeflenen tedbir olarak yer almıştır.

DÜNYA

Open consultation, Revised merger remedies guidance/Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi

Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (“CMA”), 16 Ekim 2025 tarihinde birleşme işlemlerine yönelik tedbirlerin (remedies) uygulanma sürecine ilişkin yeni bir danışma metni yayımladı. Bu taslakla birlikte CMA, birleşme kontrol süreçlerinde öngörülebilirlik, hız ve etkinliği artırmayı amaçlayan dört temel ilkeye dayalı yeni bir yaklaşım sundu (4P: Pace- Hız, Predictability- Öngörülebilirlik, Proportionality- Orantılılık, Process- Süreç). Bu kapsamda CMA, geleneksel olarak tercih ettiği yapısal tedbirler yanında, artık davranışsal tedbirleri de daha sistematik biçimde değerlendireceğini açıkladı. Rehberin, birleşme taraflarına erken aşamada uyumlu çözüm yolları geliştirme ve süreci hızlandırma imkânı tanıması bekleniyor. CMA ayrıca, yeni rehberin uygulanmasıyla birlikte birleşme kontrol süreçlerinin şeffaflaştırılacağını ve piyasa oyuncularının belirsizlikten doğan maliyetlerinin azaltılmasının hedeflendiğini belirtti.


FTC Approves Final Divestiture Order in Synopsys and Ansys Deal/ABD Federal Ticaret Komisyonu

ABD Federal Ticaret Komisyonu (“FTC”), 17 Ekim 2025 tarihinde yayımladığı basın açıklamasında, ileri teknoloji ve yazılım sektörlerinde gerçekleştirilen birleşme işlemlerine ilişkin olarak alınan nihai tasfiye kararını onayladığını duyurdu. Açıklamada, yüksek teknoloji pazarlarında rekabetçi yapıların korunmasının FTC’nin öncelikli hedefi olmaya devam ettiği ve birleşme kontrol süreçlerinin yalnızca fiyat etkileriyle sınırlı kalmayıp yenilik, araştırma-geliştirme ve ekosistem dinamiklerini de kapsadığı vurgulandı. FTC, bu doğrultuda rekabet endişesi doğurabilecek işlem alanlarında varlık devri gibi yapısal yükümlülüklerin uygulanmasının önemine dikkat çekti. Ayrıca, teknolojik yoğunluk taşıyan sektörlerde faaliyet gösteren teşebbüslerin birleşme ve devralma süreçlerinde rekabet üzerindeki potansiyel etkilerin titizlikle değerlendirileceği belirtildi.


Review of the Merger Guidelines/Avrupa Komisyonu

Avrupa Komisyonu, Ekim 2025 itibarıyla Avrupa Birliği birleşme kontrol sisteminin modernizasyonuna yönelik yeni adımlar attı. Komisyon, mevcut kılavuzlarda (EU Merger Guidelines) yer alan kriterleri dijitalleşen ekonomi doğrultusunda güncellemeyi ve inceleme kapsamını genişletmeyi planladığını açıkladı. Bu kapsamda, birleşme denetimlerinde yalnızca hâkim durum yaratılması veya güçlendirilmesi ihtimali değil, aynı zamanda inovasyonun azalması, dikey bütünleşme, ekosistem etkileri ve hizmet sonrası pazar dinamikleri de dikkate alınacak. Komisyon ayrıca, teknolojik yoğunluk taşıyan sektörlerde öldürücü devralmaların (killer acquisitions) daha etkin biçimde tespit edilebilmesi amacıyla vaka bazlı değerlendirme kapasitesini artıracağını vurguladı. Bu yaklaşım, 2026 yılına kadar tamamlanması öngörülen AB birleşme kontrolü reform sürecinin ilk aşamasını oluşturuyor.


Anti-Unfair Competition Law of the People's Republic of China (Revised)/Çin Halk Cumhuriyeti

Çin Halk Cumhuriyeti’nde yürürlükte bulunan Haksız Rekabetle Mücadele Kanunu 15 Ekim 2025 tarihi itibarıyla kapsamlı bir şekilde revize edilerek yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme ile rekabet ihlallerinden doğrudan sorumlu yöneticilere idari para cezaları ve mesleki yasaklar dahil olmak üzere kişisel yaptırımlar getirildi. Ayrıca, revizyonla birlikte Çin sınırları dışında gerçekleştirilen ancak Çin iç pazarındaki rekabet düzenini etkileyebilecek eylemler için de yaptırım uygulanabileceği hüküm altına alındı. Yasa, dijital ekonomi, çevrimiçi platformlar ve yeni medya alanlarında faaliyet gösteren teşebbüsler bakımından da özgül hükümler içermekte olup, özellikle marka taklitleri, uygulama ikonlarının izinsiz kullanımı ve tüketiciyi yanıltıcı dijital reklam faaliyetleri açık biçimde yasaklanmıştır. Uzmanlar, bu reformun Çin’de rekabet hukukunun uygulama alanını genişleterek hem yerli hem yabancı teşebbüsler için daha yüksek uyum yükümlülükleri doğurduğuna dikkat çekmektedir.

Rekabet Bulteni

Rekabet Hukuku Bülteni, Rekabet Hukuku Çalışma Grubu altında faaliyet gösteren Bülten Alt Çalışma Grubu tarafından her ay hazırlanmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında rekabet hukuku alanında yaşanan gelişmeleri derleyen bülten, TÜSİAD üyeleri ile düzenli olarak paylaşılmaktadır.

DÜNYA

Chairman Ferguson Issues Noncompete Warning Letters to Healthcare Employers and Staffing Companies/Federal Ticaret Komisyonu

ABD Federal Ticaret Komisyonu (“FTC”) Başkanı Andrew N. Ferguson, sağlık sektöründeki büyük işverenler ve personel firmalarına, çalışan sözleşmelerindeki rekabet yasağı maddelerinin yasalara uygunluğunu gözden geçirmeleri çağrısında bulundu. Açıklamada, bu tür maddelerin sağlık profesyonellerinin iş hareketliliğini haksız şekilde kısıtlamaması gerektiği vurgulandı. FTC ayrıca, sektördeki rekabet yasağı uygulamalarını denetlemeye devam edeceğini ve gerektiğinde müdahale edeceğini belirtti. Ferguson, bu adımın sağlık sektöründeki çalışan hareketliliğini artırmayı ve sektördeki rekabeti korumayı amaçladığını ifade etti.


Federal Trade Commission, US Department of Justice, and Japan Fair Trade Commission Meet in Washington/ Federal Ticaret Komisyonu

ABD Federal Ticaret Komisyonu (“FTC”) Başkanı Andrew N. Ferguson, ABD Adalet Bakanlığı Antitröst Birimi’nden Başsavcı Yardımcısı Abigail Slater ve Japonya Adil Ticaret Komisyonu (“JFTC”) Başkanı Eiji Chatani, 29 Eylül 2025’te Washington D.C.’de bir araya gelerek ABD ve Japonya arasındaki rekabet hukuku ve politikası alanındaki uzun süreli iş birliğini ele aldı. Görüşmede taraflar, tüketicilerin, iş dünyasının ve çalışanların korunması için rekabetin güçlendirilmesine yönelik ortak çalışmaların önemini vurgularken, FTC, DOJ ve JFTC arasında 1999’da imzalanan iş birliği anlaşmasının 1970’lerden bu yana süregelen istişarelerin temelini oluşturduğu hatırlatıldı ve kurumların gelecekte de düzenli diyalog ve iş birliğini sürdürerek rekabeti teşvik etmeye devam edecekleri ifade edildi.


Draft rules for digital markets competition regime levy/ Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi

İngiltere Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (“CMA”), 5 Haziran – 3 Temmuz 2025 tarihleri arasında, Dijital Pazarlar, Rekabet ve Tüketiciler Yasası 2024 kapsamında stratejik piyasa statüsüne (“SMS”) sahip firmalardan alınacak katkı payına ilişkin taslak kurallara dair bir kamuoyu görüşü oluşturdu. Taslakta, SMS firmalarının pazardaki boyutları, gelirleri ve faaliyet alanları göz önünde bulundurularak katkı payının nasıl hesaplanacağı ve firmalar arasında adil şekilde dağıtılacağına dair CMA’nın önerdiği metodoloji detaylandırıldı. Görüş süreci boyunca sektörden, sivil toplum kuruluşlarından ve akademiden gelen yorumlar değerlendirildi. CMA, bu sürecin ardından yanıtları dikkate alarak 25 Eylül 2025 tarihinde nihai katkı payı kurallarını yayımladı ve kuralların dijital pazarlarda rekabeti artırmayı, tüketiciyi korumayı ve SMS firmalarının pazar etkilerini dengelemeyi amaçladığını vurguladı.


Guidance - Competing for talent/ Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi

İngiltere Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (“CMA”), iş gücü alımı, maaş belirleme ve çalışma koşullarında rekabet hukukuna uygunluğu sağlamak amacıyla “Competing for Talent” başlıklı bir kılavuz yayımladı. Kılavuzun, insan kaynakları profesyonelleri ve işe alım ile çalışan bağlılığı konularında görevli kişilere, rekabeti sınırlayıcı uygulamalardan kaçınma yollarını açıkladığı vurgulandı. Bu kapsamda, maaş sabitleme veya çalışanları belirli firmalara yönlendirme gibi davranışlara örnekler verildi. CMA’in kılavuzla, işverenlerin rekabet hukukunu ihlal etmeden etkili işe alım ve çalışan yönetimi stratejileri geliştirmesini hedeflediği belirtildi.


AFCA and OECD organise additional workshops on preventing and fighting bid rigging in public procurement/Avusturya Federal Rekabet Kurumu

Avusturya Federal Rekabet Otoritesi (“AFCA”) ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (“OECD”), kamu ihalelerinde danışıklı hareketi önlemeye yönelik atölye çalışmalarını 11-12 Eylül 2025 tarihlerinde düzenledi. Etkinlikler, Avrupa Komisyonu’nun Yapısal Reform Destek Müdürlüğü (DG REFORM) tarafından finanse edilen ve AFCA ile OECD tarafından yürütülen “Kamu İhalelerinde Danışıklı Hareketi Önleme ve Mücadele Etme” projesi kapsamında gerçekleştirildi. İlk gün, işletmelerin ihalelerde danışıklı hareketi erken aşamada tanıyabilmesi için uyum önlemleri, ihbar sistemleri ve etkin uyum uygulamalarına odaklanırken, ikinci gün yasal denetim ve uygulama konuları ele alındı; Avrupa Adalet Divanı ve Avusturya Rekabet Mahkemesi kararları ile AFCA’nın güncel davaları değerlendirildi. AFCA Genel Müdürü Natalie Harsdorf, girişimin büyük ilgi ve destek gördüğünü belirterek, önleme, bilgi aktarımı ve diyalogun ihalelerde danışıklı hareketin geçmişte kalmasına katkı sağlayacağını vurguladı.

TUSIAD Cost-Based Competitiveness Index (TUSIAD-CCI) rose by 3.0% quarter-on-quarter in the second quarter of 2025, reaching a value of 88.7 from the previous 86.1

Page 1 of 332