TÜSİAD Rekabet Hukuku Bülteni – Mart 2026

Rekabet Bulteni

Rekabet Hukuku Bülteni, Rekabet Hukuku Çalışma Grubu altında faaliyet gösteren Bülten Alt Çalışma Grubu tarafından her ay hazırlanmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında rekabet hukuku alanında yaşanan gelişmeleri derleyen bülten, TÜSİAD üyeleri ile düzenli olarak paylaşılmaktadır.

TÜRKİYE

Rekabet Kurumu, 4 Mart 2026’da 2025 yılına ilişkin Yıllık Faaliyet Raporu’nu yayımladı

Faaliyet Raporu'nda, 2025 yılında Rekabet Kurulu’nun toplam 530 dosyada nihai karar aldığı; bu kararların 104’ünün rekabet ihlalleri, 416’sının ise birleşme ve devralma (ve ilgili işlemler) dosyalarına ilişkin olduğu belirtildi. Rekabet ihlallerine yönelik 104 kararın 89’u soruşturma, 15’i ise ön araştırma süreci sonunda verildi. Faaliyet Raporu’nda ayrıca 2025 yılında gerçekleştirilen yerinde inceleme görevlendirme sayısının 1.509’a ulaştığı aktarıldı. Rekabet ihlallerine ilişkin uygulanan toplam idari para cezasının yaklaşık 12,1 milyar TL düzeyinde gerçekleştiği ifade edilirken, idari para cezalarının sektörel dağılımında gıda endüstrisinin yaklaşık 4,7 milyar TL ile ilk sırada yer aldığı, kimya ve madencilik ile altyapı hizmetleri sektörlerinin de yüksek ceza tutarlarının uygulandığı alanlar arasında bulunduğu vurgulandı. Soruşturmaların en yoğun olduğu sektörler olarak tarım ve tarımsal ürünler, makine endüstrisi, iş gücü piyasası, gıda endüstrisi ve inşaat öne çıktı. Birleşme ve devralma tarafında ise 2025 yılında Kurum’a 416 işlemin bildirildiği; bu işlemlerin 381’inin izin, 25’inin kapsam dışı, 10’unun ise koşullu izin kararıyla sonuçlandığı belirtildi. Söz konusu işlemlerin ağırlıklı olarak bilişim teknolojileri ve platform hizmetleri, otomotiv, kimya ve madencilik, sağlık hizmetleri ve finans sektörlerinde yoğunlaştığı aktarıldı.

Faaliyet Raporu’nda ayrıca Kurum’un düzenleyici faaliyetlerine de yer verilmiştir. 2025 yılında Uzmanlaşma Anlaşmalarına İlişkin Grup Muafiyet Tebliği ile Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesine ve Ticari Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ’de değişiklikler yapılmıştır. Faaliyet Raporu; (i) Muafiyetin Genel Esaslarına İlişkin Kılavuz, (ii) Özelleştirme Yoluyla Devralmaların Hukuki Geçerlilik Kazanabilmeleri İçin Rekabet Kurumuna Yapılacak ön Bildirimlerde ve İzin Başvurularında Takip Edilecek Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ, (iii) Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği, (iv) Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz, (v) Yatay İşbirliği Anlaşmaları Hakkında Kılavuz, (vi) Yerinde İnceleme Yönetmeliği, (vii) Yerinde İnceleme Kılavuzu, (viii) Kartellerin Ortaya Çıkarılması Amacıyla Aktif İşbirliği Yapılmasına Dair Yönetmelik, (ix) Hakim Durumdaki Teşebbüslerin Dışlayıcı Davranışlarına İlişkin Kılavuz ve (x) Sürdürülebilirlik Kılavuzu’na yönelik ikincil mevzuat çalışmalarının ise devam ettiğini belirtmektedir.


Rekabet Kurulu, çimento sektöründe kapsamlı bir sektör incelemesi yapılmasına karar verdi.

İnşaat sektöründeki büyümeyle orantılı olarak çimento sektöründe yüksek bir büyüme gözlendiği ve Türkiye’nin dünya çimento üretiminde beşinci sırada yer aldığı vurgulanmıştır. Çimento sektöründeki yüksek yoğunlaşma yapısı ve ürün homojenliği nedeniyle rekabet sorunlarına elverişli bir ortam sunduğu değerlendirilerek mikro verilere dayalı, uzun dönemli ve bütüncül bir analiz yöntemiyle bölgesel rekabet dinamiklerini de kapsayacak şekilde inceleme yapılmasına karar verildi. Sektör incelemesinde elde edilecek bulguların ilerleyen dönemlerde politika geliştirme süreçlerine ve sektöre yönelik yapıcı adımların atılmasına zemin hazırlaması amaçlandığı ifade edildi.

DÜNYA

Avrupa Birliği ile Birleşik Krallık arasında Rekabet İşbirliği Anlaşması’nı imzaladı.

Avrupa Komisyonu ile Birleşik Krallık (BK), 25 Şubat 2026 tarihinde Avrupa Birliği (AB) - BK Rekabet İşbirliği Anlaşması'nı imzaladı. Söz konusu anlaşma; bir tarafta Avrupa Komisyonu ve AB üye devletlerinin rekabet otoriteleri, diğer tarafta ise Birleşik Krallık Rekabet ve Piyasalar Otoritesi (CMA) arasında rekabet hukuku alanındaki iş birliğine ilişkin yeni ve açık bir çerçeve oluşturmayı amaçlar. Anlaşma, Brexit sonrasında yalnızca rekabet hukuku alanındaki iş birliğine odaklanan ilk AB-BK anlaşması olması bakımından önem taşımaktadır.

Anlaşma kapsamında taraflar, önemli rekabet soruşturmaları ve birleşme/devralma izin süreçlerinde birbirlerini karşılıklı olarak bilgilendirmeyi ve gerektiğinde uygulama faaliyetlerini koordine etmeyi taahhüt eder. Ayrıca anlaşma, otoriteler arasında paylaşılan bilgilerin gizliliğinin korunmasına yönelik hükümler içermekte olup gizli bilgilerin paylaşımı yalnızca ilgili şirketlerin açık rızasının bulunması halinde mümkün olacaktır. Anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için tarafların iç onay prosedürlerini tamamlaması gerekmekle birlikte, AB tarafında AB Konseyi’nin karar alması ve Avrupa Parlamentosu’nun onayı beklenmektedir.


CMA, 2026-2027 yıllarını kapsayan Yıllık Uygulama Planı’nı yayımladı. CMA, söz konusu planın 2026-2029 dönemi stratejisi kapsamında ilk ayrıntılı yol haritası niteliğinde olduğunu belirterek uygulama önceliklerini kamuoyuyla paylaştı.

Uygulama planı kapsamında kartel ve hâkim durumun kötüye kullanılmasına ilişkin soruşturmaların öncelikli olmaya devam edeceği; özellikle yenilikçi teşebbüslerin stratejik öneme sahip pazarlara girişini veya ölçeklenmesini engelleyebilecek davranışların hedef alınacağı vurgulandı. Kamu ihalelerinde ihaleye fesat karıştırma (bid-rigging) uygulamalarının da önemli bir öncelik alanı olarak belirlendiği; bu tür ihlallerin tespitine yönelik olarak yapay zekâ ve veri bilimi araçlarının daha etkin şekilde kullanılacağı ifade edildi. Ayrıca, algoritmaların rekabete aykırı fiyat koordinasyonuna aracılık etmesi riskinin CMA tarafından yakından izleneceği; algoritmik fiyatlandırma kullanan işletmelere yönelik kılavuzlar hazırlanacağı da açıklandı.

Dijital piyasalar bakımından arama hizmetleri ve mobil ekosistemler başta olmak üzere çeşitli alanlarda Stratejik Piyasa Statüsü (Strategic Market Status) çerçevesinde müdahalelere yönelik çalışmaların sürdüğü; uygulama inceleme süreçleri, mobil dağıtım ve dijital cüzdan erişimi gibi konuların öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldığı aktarıldı.

Tüketici koruma alanında ise yanıltıcı reklamlar, sahte yorumlar, gizli ücretler ve haksız sözleşme koşulları gibi uygulamalara karşı Dijital Pazarlar, Rekabet ve Tüketiciler Kanunu (Digital Markets, Competition and Consumers Act) kapsamında aktif uygulama faaliyeti yürütüleceği vurgulandı.


Avrupa Komisyonu, yeni Genel Blok Muafiyet Tüzüğü (GBER) taslağına ilişkin kamuoyu danışma sürecini başlattı.

Komisyon, 25 Şubat - 23 Nisan 2026 tarihleri arasında yürütülecek kamuoyu danışma sürecini başlattığını duyurdu. Devlet yardımları alanını düzenleyen GBER’in, belirli yardım kategorilerini Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın 107. ve 108. maddeleri çerçevesinde iç pazarla uyumlu kabul ettiği ve bu yardımların önceden bildirim ve Komisyon onayı zorunluluğundan muaf tutulduğu hatırlatıldı.

Açıklamada, 2025 yılında gerçekleştirilen kapsamlı kamuoyu danışması ve kanıt toplama sürecinin ardından hazırlanan taslak düzenlemenin; tüzüğün sadeleştirilmesi, sosyal, ekonomik ve teknolojik gelişmelerle uyumunun güçlendirilmesi, mevcut tutarsızlıkların giderilmesi ve düzenlemenin daha erişilebilir hale getirilmesini amaçladığı ifade edildi. Kamuoyu danışma sürecinin vatandaşlar, işletmeler, kuruluşlar ve kamu otoritelerine açık olduğu ve görüşlerin 23 Nisan 2026 tarihine kadar iletilmesi gerektiği duyuruldu.


Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı Antitröst Bölümü (DOJ) ve Federal Ticaret Komisyonu (FTC), rakipler arasındaki iş birliği düzenlemelerine ilişkin yeni kılavuz ilkelerin hazırlanması amacıyla kamuoyu görüşüne başvurdu.

DOJ Antitröst Bölümü ve FTC, modern ekonomide rekabeti artırıcı nitelikteki çeşitli iş birliği düzenlemeleri konusunda ortak bir kamuoyu danışma süreci başlattı. Bu süreç ile 2000 yılında yayımlanan ve Aralık 2024’te yürürlükten kaldırılan “Rakipler Arası İş Birlikleri için Antitröst Kılavuz İlkeleri”nin (Antitrust Guidelines for Collaborations Among Competitors) güncellenerek yeniden yürürlüğe konulmasına zemin oluşturması hedeflenmektedir. Açıklamalarda, önceki kılavuzun yürürlükten kaldırılmasının ardından özellikle algoritmik fiyatlandırma ve veri paylaşımı gibi yeni iş modelleri ve teknolojik gelişmeler bakımından çerçeve eksikliği oluştuğu vurgulandı. Bu kapsamda güncel bir zeminin oluşturulmasının amaçlandığı belirtildi. Kamuoyu görüşlerinin 24 Nisan 2026 tarihine kadar iletilmesi gerektiği duyuruldu.


İtalya Rekabet Otoritesi (AGCM), kuantum bilişim (quantum computing) sektörüne yönelik sektör araştırması başlattığını duyurdu.

AGCM, karmaşık problemlerin çözümünde mevcut bilgisayar teknolojilerine kıyasla dönüştürücü potansiyele sahip olan ve siber güvenlik, biyoteknoloji, malzeme tasarımı, üretim süreçlerinin optimizasyonu ile finansal teknolojiler (fintech) alanlarında uygulamalar geliştiren kuantum bilişim sektörüne yönelik bir piyasa araştırması başlattı. Sektörün, donanım ve yazılım arasındaki sınırların geleneksel bilişimden farklı olarak daha belirsiz olduğu; büyük teknoloji şirketleri ile çoğunlukla start-up niteliğindeki küçük ve orta ölçekli teşebbüslerin bir arada faaliyet gösterdiği bir yapıya sahip olduğu vurgulandı. Piyasa araştırması kapsamında; yapay zekânın yaygınlaşma sürecinde ortaya çıkan hususlar da dikkate alınarak sektöre girişin önündeki ekonomik, teknolojik ve bilgi temelli engeller, kilitlenme (lock-in) riskleri ve özellikle artan patent başvuruları çerçevesinde stratejik teknolojik önalım hakkı (pre-emption) potansiyelinin inceleneceği belirtildi. AGCM aynı zamanda araştırma kapsamındaki konulara ilişkin kamuoyu görüşüne başvurdu ve bu kapsamda paydaşların görüşlerini 30 Nisan 2026 tarihine kadar iletebileceği duyuruldu.


Almanya Federal Kartel Ofisi (Bundeskartellamt), elektrik üretim piyasasındaki rekabet koşullarına ilişkin altıncı Piyasa Gücü Raporu’nu yayımladı.

19 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan raporun, düzenleyici gereklilikler kapsamında çok sayıda düzenlenebilir enerji santralinin devre dışı bırakılmasının ardından 1 Mayıs 2024 – 30 Nisan 2025 dönemini kapsayan ilk tam yılı incelediği belirtildi. Raporda, Almanya’nın önde gelen elektrik üreticileri olan RWE, LEAG ve EnBW’nin piyasa güçlerinin; geçici olarak yeniden devreye alınan şebeke rezerv santrallerinin Mart 2024 itibarıyla devreden çıkarılması ve kömürden çıkış süreci kapsamında yaşanan ilave kapasite azalışları sonucunda önemli ölçüde arttığı tespit edildi.

Piyasa gücünün değerlendirilmesinde yalnızca pazar payı analizinin yeterli olmadığı vurgulanarak Bundeskartellamt’ın, belirli talep dönemlerinde (pivotal hours) üreticilerin “vazgeçilmez” konuma geldiği saatlerin toplam saatlere oranını esas aldığı ifade edildi. Bu oranın %5’i aşması halinde hâkim durum göstergesi olarak değerlendirildiği; RWE’nin söz konusu eşiği belirgin şekilde aştığı, LEAG’ın eşiğin üzerinde yer aldığı ve EnBW’nin ise eşiğe yakın seyretmekle birlikte eşiği aşmadığı aktarıldı.

Raporda ayrıca Almanya - Lüksemburg elektrik teklif bölgesinin bölünmesine yönelik önerilerin büyük üreticilerin piyasa gücünü artırabileceği gerekçesiyle eleştirildiği; mevcut piyasa güçlerinin azaltılmasına yönelik olarak yeni düzenlenebilir santral kapasitesi ihalelerinde her bir teklif sahibi için toplam kapasitenin %10’u ile sınırlandırılmasının önerildiği belirtildi.