TÜSİAD - Koç Üniversitesi Ekonomik Araştırma Forumu “Büyük Durgunluk Dönemi Sonrası Politika Analizi” konulu bir konferans gerçekleştirdi

TÜSİAD - Koç Üniversitesi Ekonomik Araştırma Forumu (EAF), The Laboratory for Aggregate Economics and Finance (LAEF) ve Central European University (CEU) ile birlikte “Büyük Durgunluk Dönemi Sonrası Politika Analizi” başlıklı bir konferans gerçekleştirdi.

16-17 Ekim 2014 tarihlerinde, InterContinental İstanbul’da düzenlenen konferansın açılış konuşması TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Akçakayalıoğlu tarafından gerçekleştirildi. İki gün süren konferansta Büyük Durgunluk sonrası uygulanan politikalar incelendi ve önümüzdeki dönem için politika seçenekleri tartışıldı.

Hasan Akçakayalıoğlu konuşmasında, "Önümüzdeki dönemde para politikalarını destekleyecek ve dengeleyecek, aşırı finansallaşmanın önüne geçecek ve finansal istikrarı güvence altına alacak makro ihtiyati politikalara ihtiyaç vardır" dedi. EAF'nin, kurulduğu 2004 yılından bugüne, araştırma ve yayınlarına ilaveten önemli konularda, uluslararası ölçekte önemli bilim insanlarını ve  araştırmacılarını kendileriyle bir araya getirdiğini belirten Akçakayalıoğlu, küresel ekonomiye ve Türkiye ekonomisine ilişkin ana gündem başlıklarını,  uzman katılımcıların değerlendirmeleriyle irdelemelerine olanak sağlayan EAF'nin, iş dünyası başta olmak üzere geniş kesimlere nitelikli akademik  çerçeve sunan başarılı bir araştırma platformu olduğunu söyledi.    

2007 ortalarında ABD'de başlayan finansal krizin, hem diğer gelişmiş ekonomilere hem de gelişmekte olan ekonomilere yayılarak, İkinci Dünya  Savaşı'ndan bu yana dünya genelinde yaşanan en şiddetli durgunluk dönemine yol açtığını aktaran Akçakayalıoğlu, finansal istikrarın sağlanması  amacıyla, küresel ölçekte birçok reform ve düzenlemeler gerçekleştirildiğine dikkati çekerek, finansal istikrarın tam olarak tanımının bulunmaması, dolayısıyla istikrarı sağlayacak tek bir reçete olmaması nedeniyle gerçekleştirilen düzenlemelerin ülkeler nezdinde farklılıklar gösterdiğini  vurguladı. Söz konusu farklılıkların, küresel koordinasyonun sağlanması ihtiyacını ön plana çıkardığına değinen Akçakayalıoğlu, bu çerçevede, finansal  sisteme duyulan güvenin ve sistemin itibarını artırmanın, en önemli adımlardan biri olacağını dile getirdi. Gelecek dönemde para politikalarını destekleyecek ve dengeleyecek, aşırı finansallaşmanın önüne geçecek ve finansal istikrarı güvence altına  alacak makro ihtiyati politikalara ihtiyaç duyulduğunu belirten Akçakayalıoğlu, bu doğrultuda, sürdürülebilir büyümenin yakalanması ve istihdam  oluşturulabilmesi açısından mali politikalar ve yapısal reformların kaçınılmaz olduğunu söyledi.

Yapısal reformların hayata geçirilmesinde iş dünyasına da büyük görevler düştüğünün altını çizen Akçakayalıoğlu, şunları kaydetti: "Türkiye nezdinde, iş dünyasını temsilen TÜSİAD olarak, her fırsatta yapısal reformların önemine dikkat çekmekte, eğitimden sanayi stratejilerine  kadar geniş bir perspektifte reform ve politika önerilerimizi dile getirmekteyiz. Bugün gelinen durumda, her ne kadar Avrupa için krizin tamamen  geride kaldığını söylemek için yeterli veri bulunmasa da, başta ABD ekonomisi olmak üzere dünya ekonomisinde toparlanmanın giderek güçlendiği  söylenebilir. Gelişmiş ekonomilerdeki toparlanmanın, ticaret kanalından gelişmekte olan ekonomileri olumlu yönde etkilemesi beklenirken, finans  ve yatırım kanallarının en azından bir süre gelişmekte olan ekonomiler için riskler taşımaya devam edeceğini dikkate almak gerekmektedir. Bu nedenle, başta, Fed olmak üzere, gelişmiş ülke merkez bankalarının parasal genişlemeden sıkılaştırmaya geçiş süreçlerinin, gelişmiş ve gelişmekte olan ekonomiler arasında oluşturacağı küresel dengelemenin zamanlaması ve yönetimi, giderek daha büyük önem kazanmaktadır. Diğer yandan, gelişmekte  olan ekonomiler başta olmak üzere dünya genelinde riskli varlıklara yönelik risk iştahındaki artış, gelişmekte olan ekonomilere dış kaynak temini  ve yapısal reformlar için zaman ve alan yaratma anlamında fırsat sunmaktadır."



Bu kategoriden diğerleri: