TÜSİAD’ın girişimiyle 2009’da Fransa’da kurulan Institut du Bosphore (Bosphorus Enstitüsü) Yıllık Seminerini 13 Ekim 2014 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdi.
Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik müzakereleri kapsamında attığı adımların güçlendirilmesi, Fransa Türkiye arasındaki siyasi, ekonomik ve sosyal işbirliklerinin desteklenmesi ve iki ülke arasındaki sivil diyaloğun arttırılması amacını haiz Institut du Bosphore'un altıncı Senelik Semineri, "Avrupa Neden Önemli? Krizi Aşmak ve Ortak Geleceğimizi İnşa Etmek” ana teması altında düzenlendi.
Seminerin açılış konuşmaları TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer, Brookings Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Institut du Bosphore Bilim Kurulu Eş-Başkanı Kemal Derviş ve Fransa “Inovasyon 2030” Komisyonu Başkanı ve Institut du Bosphore Eş-Başkanı Anne Lauvergeon tarafından gerçekleştirildi.
Haluk Dinçer konuşmasında, Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile yeni dünya ekonomik düzeninde daha rekabetçi bir iş birliği içerisinde çalışabileceğini belirterek, "Fransız hükümetine tek taraflı olarak bloke edilen fasıllarla ilgili bu blokajları kaldırması çağrısında bulunuyoruz" dedi. Dinçer, hem Türkiye hem de AB için en önemli sonucun Türkiye'nin AB üyeliği ile gerçekleşeceğini söyledi. Er ya da geç, AB'nin mevcut ekonomik krizi atlatacağına dikkati çeken Dinçer, "AB, kendi çıkarlarını gördüğü takdirde laik ve istikrarlı Türkiye'yi ortak olarak talep edecek" diye konuştu. "Türkiye önemli bir enerji koridoru, bir ekonomik merkez ve onu çevreleyen bölgeler için hem ekonomik hem de siyasi olarak mıknatıs olmaya devam edecektir" diyen Dinçer, bu yüzden üyelik müzakerelerinin mutlaka canlandırılması gerektiğini vurguladı. Dinçer, AB'nin, Türkiye'nin olumlu gelişmelerini dikkate alarak, yeni fasıllar açması gerektiğini ve Türkiye'nin AB üyeliğinin çok önemli olduğunu aktararak, "Bu şekilde AB ile birlikte yeni dünya ekonomik düzeninde daha rekabetçi bir iş birliği içerisinde çalışabiliriz" diye konuştu.
Brookings Enstitüsü Başkan Yardımcısı ve Institut du Bosphore Bilim Kurulu Eş-Başkanı Kemal Derviş ise Türkiye'nin eskisine kıyasla çok daha gergin ve zor bir dönemde bulunduğunu belirterek, "Dünya yönetişiminin zaafa uğradığını ve tehlikeli gerilimlerin yeniden canlandığını görüyoruz" dedi. Derviş, Rusya'nın hala çok güçlü bir ülke olduğunu değinerek, küresel düzeyde Rusya'yla gerilimin en endişe verici gerilim olduğunu söyledi.
Fransa "Inovasyon 2030" Komisyonu Başkanı ve Institut du Bosphore Eş-Başkanı Anne Lauvergeon da Türkiye ile yürütülen müzakerelerin Avrupalıların geleceğinin nasıl inşa edilmesi konusunda fikir verdiğini belirterek, "Türkiye ve AB tarihleri birbiriyle çakışıyor, gelecekleri ortak, Türkiye enerji ve umut kaynağı" diye konuştu.
Seminerde, Avrupa Birliği'nin yeniden inşasında kurumsal yönetişim ve makroekonomi alanlarında atılması gereken adımlar, Birinci Dünya Savaşı'nın yüzüncü yıldönümünde geçmişe ve geleceğe bakış, enerji jeopolitiği ve enerji konusunda Türkiye - AB politikaları, Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı anlaşmasının Türkiye’nin AB ile ilişkilerine etkileri ve bölgemizde yaşanan siyasi değişimin Türkiye - AB ilişkilerine yansımaları tartışıldı.
