TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği (TKYD) tarafından 15 Ocak 2014 tarihinde düzenlenen "VII. Uluslararası Kurumsal Yönetim Zirvesi"nin açılışında bir konuşma gerçekleştirdi.
Muharrem Yılmaz konuşmasında, bağımsız, gönüllü sivil toplumun gücüne ve demokrasinin toplumsal gelişmeyi sağlamaktaki önemine inanmış iş dünyası mensupları olduklarını belirterek; kötü yönetimlerin kaynakların israfına nasıl sebep olduğunu, şirketlere, kurumlara, toplumlara nasıl zaman ve enerji kaybettirdiğini bildiklerini ifade etti. Yılmaz konuşmasına şöyle devam etti: “Gerek kendi yaşadığımız tecrübelerden gerekse dünyayı gözlemleyerek edindiğimiz bilgilerden, kötü yönetimden korunmaya çalışmanın yolunun demokrasiden ve kurumsal yönetim ilkelerinin kurumlarımıza hâkim olmasından geçtiğini biliyoruz. Adillik, şeffaflık, hesap verebilirlik ve sorumluluk iliklerini kurumlarımızın kültürü haline getirdikçe, yönetim sistemlerimizin esasını oluşturmasını gerektiren kurumsal yönetim metodolojilerini içselleştirdikçe, şirketlerimizde bir olgunlaşma evresine geçileceğine, rekabet güçlerinin artacağına ve sürdürülebilirlik performanslarında önemli bir iyileşmenin kaydedileceğine yürekten inanıyorum.”
Kurumsal yönetim çabalarının başarıya ulaşabilmesi ve Türkiye’nin en üst seviyedeki ülke grubuna taşınabilmesi için üzerinde faaliyet gösterdiğimiz zeminin uygun olması, nitelikli olması ve yardım edici olmasının şart olduğunu belirten Yılmaz, şunları ifade etti: “Bu zeminin de sağlam temellere oturması için iki dayanağa ihtiyaç duyulmaktadır. Bunlar, demokrasi–hukuk devleti ayrılmazı ve makroekonomik istikrar ve mikro reformların eşgüdümlü yönetimidir. Ancak unutmayalım ki, bu iki dayanak birbirinden beslenmekte ve birbirini etkilemektedir. Bu anlayışla bugünkü konjonktüre baktığımızda, demokrasi-hukuk devleti ayrılmazındaki şüpheler Türkiye’de yatırım ortamını olumsuz etkilemekte, yatırımcının da güvenini sarsmakta ve makroekonomik istikrarda tereddütlere yol açmaktadır. aynı şekilde, kurumsal yönetim sadece ülkenin tabiri caiz ise kurtarılmış bir bölgesinde, iş dünyasının bir kesiminde uygulanmak suretiyle kendisinden beklenen getiriyi sağlayamaz. Kurumsal yönetim ilkelerini tüm özel sektöre yaygınlaştırma sorumluluğumuz olduğu gibi, bu yaşamsal ilkelerin belki daha da özenle ve önemle kamuda yerleşmesini sağlamak bir zorunluluktur.”