TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Boyner küresel ekonomideki son gelişmeler ve Türkiye ekonomisine etkileri konusunda bir açıklama yaptı

Türkiye ekonomisi artık küresel ve büyük bir ekonomidir. Dolayısıyla kısa vadede küresel gelişmelerin yarattığı riskleri yönetmek zorundayız. Ancak küresel dalgalanmalardan bağımsız olarak, rekabet gücümüzü artırmamız ve buna engel teşkil eden düşük verimlilik problemini yapısal olarak çözmemiz gerekmektedir.

Türkiye bütçe açıkları ve kamu maliyesi konusunda son 10 yıl içinde önemli başarı gösterdi. Para politikasında ise önemli bir dönemi tamamladık. Bağımsız Merkez Bankacılığını, enflasyon hedeflemesi bağlamında fiyat istikrarının birincil amaç olarak netleşmiş olmasını ve finansal istikrarı Türkiye ekonomisinin temel kazanımları olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemlerde fiyat istikrarının korunmasının yanında, genel olarak finansal istikrarın, özel olarak ise bankacılık sistemimizin büyük bir itina ile korunması dayanıklılığımız ve rekabet gücümüz için şarttır.

Kısa vadede, bir dur/kalk döngüsünden kaçınarak makro istikrara odaklanmalıyız. Ülkemizde birçok gelişmiş ekonominin aksine güçlü bir girişimci, tüketici ve yatırımcı güveni mevcuttur. Bu güven ortamını devam ettirerek üretim kapasitesini ve mevcut istihdamı olabildiğince koruyabilmeliyiz. Uzun vadede ise, Türkiye’nin ekonomi vizyonu, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve rekabet gücünün artırılması konularına odaklanmalıdır.

Geçtiğimiz dönemde yeni bir sanayi stratejisi hazırlandı. Bu strateji TÜSİAD olarak uzun bir dönemdir işaret etmekte olduğumuz mikro reform alanlarının büyük bölümünü kapsıyor. Birçok kesim tarafından ortak anlayışla ortaya konulan bu strateji belgesi temel bir rehberdir. Bu strateji belgesinin geliştirilmesi ve takip edilmesi Türkiye’deki yatırım ortamının iyileştirilmesine katkı sağlayacaktır.

Petrol ve enerji fiyatlarında gerileme olasılığı cari açığın enerji bileşeninde belirli bir rahatlama yaratabilecek olsa da, enerji verimliliği ve enerji sektörü özelleştirmeleri, cari açığı nispeten kontrol altına almak açısından mikro reform alanları arasında önceliğini koruyor.

Bir defalık vergi gelirlerine güvenmek yerine, sağlam bir vergi tabanı oluşmasını sağlayacak özlü bir vergi reformu ve samimi bir kayıtdışı ekonomi ile mücadele politikası reform paketinin sürekli parçaları olmak zorunda. Ayrıca, kamu harcamalarının da AR-GE, inovasyon ve eğitim yoluyla verimlilik artışı sağlayacak tercihlere yönelmesini teşvik eden bir yönetim modeline kavuşturulması gerekiyor. Bu çerçevede hükümetin dün açıkladığı öncelik alanlarında mikro reformların yer almasını memnuniyetle karşılıyoruz.

Son gelişmeler göstermiştir ki, AB ve ABD’deki dalgalanmaların ve belirsizliklerin aşılabilmesi için küresel işbirliği şarttır. Sadece ABD ve Avrupa Merkez Bankaları arasındaki işbirliği türünden çabalar yeterli değil. Burada G20 oluşumunun küresel iş dünyası ile yakın işbirliği içinde daha güçlü ve etkin çalışması gerektiğine inanıyoruz. Özellikle, Çin ekonomisinde yavaşlama riski, Avrupa İstikrar Fonu’nun güçlendirilmesi için siyasi irade ihtiyacı ve ABD kamu maliyesi reformları, G20 çerçevesinde yakından izlenmesi gereken konular olarak, uluslararası işbirliği ihtiyacını mevcut durumda en üst düzeye çıkarmaktadır.

TÜSİAD olarak, Kasım ayında Fransa’nın Cannes kentinde gerçekleştirilecek olan G20 Zirvesi’nin iş dünyası bileşeni olan B20 toplantısında Türkiye’yi temsil edeceğiz. “Finansal Piyasalar ve Dünya Ekonomisi” başlıklı bu zirvede TÜSİAD olarak B20 içindeki “Küresel Yönetişim Çalışma Grubu”nun başkanlığını yapacağız. Bu çalışma grubunda Dünya Bankası, IMF ve Dünya Ticaret Örgütü başta olmak üzere küresel ekonomik yönetişim kurumlarının etkileşim ve sorumluluk alanlarının yeniden etkin bir biçimde inşası ele alınacak. B20 içerisindeki bu çalışmaların küresel işbirliğine örnek oluşturacağına inanıyoruz.

Bu kategoriden diğerleri: