"Küresel ve ulusal ölçekte, alışılmışın ötesinde çalkantılı bir geçiş dönemindeyiz. Rotamızı doğru çizmek için sakin ama derin tartışmalara ihtiyacımız var. TÜSİAD olarak bu tartışmalara birikimimiz ve yeni dönemdeki çalışmalarımızla katkı vermeyi sürdüreceğiz."
Birçok önemli gelişmenin yaşandığı bir yılı geride bıraktık. 2008 yılında dünyayı etkisi altına alan küresel mali krizin artçı sarsıntıları ülkeleri ekonomi alanında yeni önlemler almaya ve ekonominin yapısal bileşenlerini gözden geçirmeye yöneltti. Avrupa Birliği (AB) tarihinin en derin çıkmazlarından birini yaşadı. İlk kriz dalgasını ABD’ye göre daha iyi atlattığı düşünülen AB ekonomisi, bazı üye ülkelerin yıllardır halının altına süpürülmüş sorunları ortaya çıktıkça, kendisini bir devlet borcu felaketi içinde buldu. ABD ve AB’nin 2011 yılında yaşadığı sorunları tüm dünya büyük bir dikkatle izledi.
Küresel ekonomi kadar önemli bir diğer başlık ise Ortadoğu’daki gelişmelerdi. 2011 yılında tüm dünyanın zaman tünelinde donup kalmış diye bakmaya alıştığı Arap dünyasının silkinişine tanık olduk. Arap halkı demokratik talepleriyle bölgedeki değişimi tetikledi.
Türkiye’de ise senenin en önemli gündem maddelerinden biri genel seçimlerdi. Seçim sonucunda temsil oranı yüksek yeni parlamentomuz görevine başladı. Küresel ekonomide kara bulutlar toplanırken, Türkiye birçok ülkeye göre çok daha iyi bir performans sergileyerek, büyüme oranlarını yükseltmeyi başardı. Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki gelişmeleri de yakından takip eden Türkiye, dış politika konusundaki adımlarıyla tüm dünyanın ilgi odağı oldu. Yılın en acı olaylarından biri ise Van depremiydi. Çok sayıda vatandaşımızın hayatına mal olan ve binlerce kişiyi mağdur eden depremin yaralarını halen sarmaya devam ediyoruz.
TÜSİAD olarak, 2011 yılında, gönüllü bir sivil toplum kuruluşu olarak 40. yılımızı doldurmanın gururunu yaşadık. 40. yılımızda, küresel ve yerel gündemle paralellik taşıyan birçok konuda, önümüzdeki 40 yıla ışık tutmayı amaçlayan faaliyetler düzenledik. Bunun yanı sıra kadınları ve gençleri odağa alan çalışmalar yürüttük. Bu kapsamdaki ilk faaliyetimizi, Genel Kurul toplantımızın hemen öncesinde, 14 Ocak tarihinde “Çalışma Hayatında Kadın” konulu konferans ile gerçekleştirdik. Konferans kapsamında, kadınların çalışma hayatının birçok aşamasında karşılaştığı sorunları dokümanter bir film ile aktarmayı tercih ettik. Kadınların ekonomiye katılmasının sadece bir kadın sorunu değil, herkesi ilgilendiren bir toplum sorunu olduğu anlayışıyla hazırlanan filmin kısa versiyonunu ise 8 Mart haftasında sinema ve televizyon kanallarında yayınlayarak, bu konudaki farkındalık çalışmalarına katkı sunmaya çalıştık.
40. yılımızda ayrıca gençlere yönelik yeni bir proje başlatarak, üniversite öğrencilerini girişimcilik konusunda desteklemeyi amaçladık. “Bu Gençlikte İş Var” başlıklı projemiz kapsamında düzenlenen iş fikri yarışmasıyla, gençlerin yaratıcı iş fikirlerini maddi imkanlarla ve TÜSİAD üyelerinin danışmanlığıyla desteklemeye çalıştık. Önümüzdeki dönemde de devam edeceğimiz proje ile daha fazla sayıda gencimize bu alanda fırsat sunmayı amaçlıyoruz.
Mart ayında ise “21. Yüzyılda Devlet ve Birey” konulu bir forum düzenleyerek demokratikleşme çalışmalarını Türkiye’den ve birçok farklı ülkeden örneklerle ele aldık. Eski İspanya Başbakanı Felipe Gonzalez, İspanya hükümetinin eski Başbakan Yardımcısı ve Eski Savunma Bakanı Narcis Serra ile Güney Afrikalı insan hakları savunucusu Brian Currin foruma konuşmacı olarak katılarak, İspanya ve Güney Afrika’da yaşanan süreçler ile ilgili bizleri bilgilendirdi.
40. yıl faaliyetleri kapsamında, önümüzdeki 40 yılın en önemli darboğaz alanlarından biri olan “enerji” temasını da vizyoner bir bakış açısıyla ele almaya çalıştık. Türkiye’de ilk kez yapılan enerji simülasyon toplantısı modeli ile enerji alanında önemli bir oyuncu konumunda olan ülkelerin temsilcileri, kendilerine sunulan bir başlangıç senaryosu üzerinden önümüzdeki dönemin enerji gündemini tartıştı. STRATFOR’un kurucusu George Friedman’ın moderatörlüğünde karşılıklı hamleler yapılarak geliştirilen simülasyonun ardından Enerji Bakanı Taner Yıldız ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun konuyla ilgili değerlendirmeleri yer aldı.
40. yılımızda “sürdürülebilirlik” temasına da özel bir önem atfettik. “Vizyon 2050 Türkiye” başlıklı bir rapor hazırlayarak, konuyu tüm paydaşlar ve özellikle iş dünyası bakış açısıyla ele aldık. Bugünkü tüketim alışkanlıklarımıza devam etmemiz halinde, 2050 yılında 2,3 dünyaya ihtiyacımız olacak. Raporumuzda da gündeme getirdiğimiz bu çarpıcı tespit ışığında “sürdürülebilirlik” ile ilgili çalışmalarımıza önümüzdeki dönemde de devam edeceğiz.
TÜSİAD olarak dünya gündemini de yakından takip ettik. G20’nin iş dünyası ayağını oluşturan B20 kapsamındaki çalışmalarımızla küresel krizin sancılarıyla boğuşan dünya ekonomisinin nabzını tutmaya çalıştık. Fransa’nın Cannes kentinde düzenlenen B20 Zirvesi’ne Türk iş dünyasını temsilen katılarak görüşlerimizi aktardık ve bu zirvede yeni küresel yönetişim biçimlerini ele alan bir oturumun başkanlığını üstlendik. İş dünyası örgütleri ile özel sektörün beklentilerinin ele alındığı B20 toplantısı sonucunda ortaya çıkan öneriler G20 zirvesine taşınmak üzere devlet başkanları ve başbakanlara iletildi.
TÜSİAD olarak 2011 yılında da çalışmalarımızı sürdürülebilir kalkınma, demokratikleşme süreci, yeni anayasa, küresel ekonomik konjonktür, iş ve yatırım ortamının geliştirilmesi, inovasyon, istihdam ve dış politika başlıklarında yoğunlaştırdık.
Ekonomi gündemiyle ilgili konuları yayınlarımızla ve toplantılarımızla ayrımlı olarak incelemeye devam ettik. “Büyümenin Kısıtları: Bir Önceliklendirme Çalışması” başlıklı raporumuz ile büyümenin önündeki engelleri belirleyerek, bu kısıtların ortadan kaldırılması yönünde öncelikleri tespit etmeye çalıştık. Büyüme konusunun yanı sıra yeni Türk Ticaret Kanunu, fikri haklar yönetimi, aile şirketleri için kurumsal yönetim gibi birçok alanda seminerler düzenleyerek kamuoyunu ve katılımcıları bilgilendirdik. TÜSİAD, bünyesindeki komisyon çalışmalarının yanı sıra Koç Üniversitesi-TÜSİAD Ekonomik Araştırma Forumu ile reel döviz kuru, yükselen piyasalardaki iktisadi dalgalanmalar ve para politikası konularında siyasetçilerin, uzmanların ve akademisyenlerin katılımıyla çok verimli toplantılar gerçekleştirdi.
Özel sektör karar vericileri arasındaki etkileşimi artırmak ve kurumun makroekonomik analiz yeteneğini geliştirmek amacıyla oluşturduğumuz “TÜSİAD CEO Forumu” toplantılarımıza 2011 yılında da devam ettik. Reel üretim ve hizmet sektörlerini ağırlıklı olarak temsil eden TÜSİAD üyesi CEO’lar ve yönetim kurulu başkanlarından oluşan bu yapı kapsamında Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile tematik toplantılar gerçekleştirdik. TÜSİAD ayrıca Türkiye’de sürdürülebilir büyüme temelli, üretkenliğin artırılmasına yönelik sanayi politikasının oluşturulmasına katkı sağlamak amacıyla “Sanayi Politikaları Forumu” çalışmalarını sürdürdü. “Sanayi Yuvarlak Masası” etkinliği ile Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ile görüşlerimizi paylaşma fırsatı bulduk.
Enerji alanındaki çalışmalarına da devam eden TÜSİAD, Kasım ayında, küresel enerji trendleri üzerine güvenilir bir kaynak olan ve Uluslararası Enerji Ajansı tarafından hazırlanan “World Energy Outlook” raporunun Türkiye tanıtımına 2011 yılında da ev sahipliği yaptı. Uluslararası Enerji Ajansı Başekonomisti Dr. Fatih Birol’un sunumu bize konuyla ilgili geniş bir perspektif kazandırdı.
TÜSİAD yıl boyunca, Türkiye’nin yoğun siyasi gündemini de yakından takip ederek gündem ile ilgili görüşlerini düzenli olarak kamuoyu ile paylaştı. Bu kapsamda 2011 yılında anayasa konulu çalışmalarımıza öncelik verdik. Mart ayında akademisyen ve kanaat önderlerinin katılımıyla düzenlenen “Yeni Anayasa Yuvarlak Masa Toplantıları Dizisi”nin sonuçlarını açıkladık. Aralık ayında ise TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na anayasa ve demokratikleşme konulu çalışmalarımızdan derlediğimiz görüşlerimizi sunduk.
TÜSİAD, dış politika gündemini de yakından takip etti. Boğaziçi Üniversitesi-TÜSİAD Dış Politika Forumu AB, Ortadoğu’daki gelişmeler ve Kıbrıs gibi dış politika başlıklarını ayrıntılı ele alan toplantılar düzenledi. Türkiye’nin AB sürecini de yakından takip eden TÜSİAD, AB’nin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Stefan Füle ile görüşmeler gerçekleştirerek, Türkiye-AB ilişkilerinin gündeminde bulunan konuları ele aldı ve müzakere sürecinde kaydedilen gelişmeleri değerlendirdi.
2011 yılında TÜSİAD ABD’deki kurumsal işbirliği alanlarını genişletti. ABD’nin en önemli düşünce kuruluşlarından biri olan Brookings Enstitüsü ile yapılan anlaşma kapsamında ikili siyasi, sosyal ve ekonomik ilişkilerin değerlendirileceği “TÜSİAD Türk-Amerikan Forumu” programı oluşturuldu. İşbirliği protokolü imzaladığımız ABD Ticaret Odası ile de ilk ortak faaliyetimizi Ekim ayında Kongre’de gerçekleştirerek, ABD-Türkiye ekonomik ilişkilerini ele aldık.
Türkiye ile Fransa arasındaki ilişkileri güçlendirmek; kültürel etkileşimi, iletişimi ve işbirliğini desteklemek amacıyla TÜSİAD’ın girişimiyle kurulan Paris Boğaziçi Enstitüsü (Institut du Bosphore) çalışmalarına devam etti. Enstitü Eylül ayında Türkiye’de bir toplantı düzenleyerek Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinde Fransa ile Türkiye arasındaki karşılıklı kültürel, entelektüel ve ekonomik etkileşimi artırmayı amaçladı. Paris Boğaziçi Enstitüsü ayrıca, Aralık ayında Fransa’nın gündeminde bulunan, soykırımın inkarının cezalandırılmasına ilişkin yasa tasarısı ile ilgili olarak iş dünyası ve siyasetçilerin çalışmalarına destek oldu.
Almanya’daki faaliyetlerimiz kapsamında ise Ekim ayında Berlin’de “Türk-Alman CEO Forumu” toplantısını düzenledik. Almanya ve Türkiye’den çok sayıda iş dünyası temsilcisinin katıldığı toplantıda ikili ilişkilerdeki ekonomik işbirliği alanlarını ele aldık. Bu toplantı kapsamında ayrıca TÜSİAD’ın Türkiye’nin tanıtım çalışmalarına katkı sunmak amacıyla hazırlanan ve Türkiye’nin her alandaki dinamizmini aktaran tanıtım kitapçığını Alman kamuoyuna sunduk.
TÜSİAD Yönetim Kurulu yıl boyunca yurtiçindeki faaliyetlerine de devam ederek, çok sayıda kenti ziyaret etti. TÜRKONFED ile birlikte düzenlenen zirve toplantılarında bölgedeki iş insanları ile biraraya geldik.
Yoğun gündemin içinde hak ettiği ilgiyi göremeyen konular da TÜSİAD’ın 2011 yılı çalışmaları çerçevesinde ele alındı. Bu kapsamda, iklim değişikliği ile ilgili çalışmalarımıza devam ettik. Bu yıl Güney Afrika’nın Durban kentinde düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Toplantısı’na Türk özel sektörünü temsilen katıldık. Toplantının ardından kamu ve özel sektör kurumları ile zirve sonuçlarını kapsamlı olarak ele alan değerlendirme toplantıları düzenlendi. TÜSİAD ve REC Türkiye’nin girişimiyle kurulan İklim Platformu ile de düşük karbonlu büyümenin finansmanı konusunu ele alan bir konferans düzenledik.
Teknoloji, kalite ve eDevlet uygulamaları konularında yapılan çalışmaları teşvik etmek amacıyla ödül faaliyetlerimize devam ettik. TÜSİAD ve Türkiye Bilişim Vakfı ortaklığıyla "e-TR Ödülleri"nin dokuzuncusu 2011 yılında TBMM’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Çok sayıda siyasetçinin ve kamu kuruluşu temsilcisinin katıldığı törende, eDevlet uygulamaları, inovasyon ve verimlilik arasındaki ilişkinin önemi vurgulandı. Kalitwe Derneği ile "Ulusal Kalite Ödülleri"ndeki işbirliğimizi de sürdürdük.
TÜSİAD’ın “Görüş” dergisi 2011 yılında gündemdeki konulara analitik yaklaşımıyla önemli bir kesimin beğenisini kazandı. Büyük ilgiyle takip edilen dergide 2011 yılında, kayıt dışı ekonomi, kadınların siyasete katılımı, Türkiye’nin enerji denklemi, Ortadoğu’da değişen siyasi iklim, Türkiye-İsrail ilişkileri ve vergi reformu kapak konusu olarak ele alındı.
2011 yılının gelişmeleri önümüzdeki yılın da kolay olmayacağını gösteriyor. Küresel ve ulusal ölçekte, alışılmışın ötesinde çalkantılı bir geçiş dönemindeyiz. Rotamızı doğru çizmek için sakin ama derin tartışmalara ihtiyacımız var. TÜSİAD olarak bu tartışmalara birikimimiz ve yeni dönemdeki çalışmalarımızla katkı vermeyi sürdüreceğiz.
Ümit BOYNER
Yönetim Kurulu Başkanı