TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Cenk Çimen'in “21. Yüzyıl Becerilerinin Eğitim Yoluyla Kazandırılması: Eğitimde İçerik ve Yöntem” Konferansı Açılış Konuşması

TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Cenk Çimen'in “21. Yüzyıl Becerilerinin Eğitim Yoluyla Kazandırılması: Eğitimde İçerik ve Yöntem” Konferansı Açılış Konuşması

Değerli Konuklar, Kıymetli Basın Mensupları,

Hepiniz hoş geldiniz, sizleri saygıyla selamlıyorum.

TÜSİAD, sosyal sorumluluğun gerektirdiği bir misyonla, eğitime her zaman büyük önem vermiştir. Eğitim, insan kaynağımızın niteliğini belirleyen ana unsur olarak TÜSİAD’ın, üzerine ciddi çalışmalar yaptığı bir konudur.  

Bu konferansın düzenlenmesine katkıda bulunan TÜSİAD Sosyal İşler Komisyonumuz eğitim, istihdam, sağlık, sosyal güvenlik, kadın-erkek eşitliği gibi, sosyal politika alanlarında çalışmalar yapmaktadır. Komisyonumuz bünyesinde faaliyet gösteren eğitim çalışma grubumuz ise, okul öncesinden hayat boyu öğrenmeye kadar eğitimin her alanındaki gelişmeleri, akademisyenlerin de desteğiyle yakından izlemektedir.

Eğitim Çalışma Grubumuzun faaliyetleri kapsamında bu yıl, “21. Yüzyıl Becerileri ve Eğitimin Niteliği” başlıklı toplantı dizisini başlattık. Dizinin bugünkü ilk konferansındaki amacımız, biraz büyük resme bakıp, dünyadaki gelişmeler ışığında, eğitimin niteliği konusunu tartışabilmektir. Sonbaharda düzenleyeceğimiz ikinci konferansta ise, 21. yüzyıl becerilerinin kazandırılmasında eğiticinin rolünü ele almayı planlıyoruz.

Konferansımız katılan değerli konuşmacılar birazdan, 21. yüzyıl becerilerini ve bu becerilerin nasıl bir içerik ve yöntemle öğrencilere kazandırılabileceğini detaylı bir şekilde ele alacaklar. Ben konuya kısa bir giriş yapmak isterim.

Bildiğiniz gibi son elli yılda sektörler arası dengeler çok değişti, yeni iş alanları ortaya çıktı. Teknolojinin de ilerlemesiyle meslekler daha fazla beceri gerektirmeye başladı. Dolayısıyla işgücü piyasasında ihtiyaç duyulan beceriler de daha karmaşık ve hatta öngörülemez oldu.

Bu noktada, eğitim sistemlerinin çağın hızını yakalaması da güçleşti. Bireylerin öğrenmeyi öğrenmesi ve hayatı boyunca öğrenmeye istekli olması bir zorunluluk haline geldi. Beceri uyumsuzluğunu alt edebilmek için, artık öğretmenler, öğrencileri mevcutların yanı sıra henüz ortaya çıkmamış iş ilanları, henüz icat edilmemiş teknolojiler için de hazırlamak durumunda.

Değerli Konuklar,

Günümüzde çokça tartışılan ve artık moda bir kavram haline gelen 21. yüzyıl becerileri dendiğinde akla ne gelmeli? Bu konuda yapılmış çeşitli çalışmalara baktığımızda, 21. yüzyılda başarıya ulaşmak için bireylerin edinmesi gereken becerilerin başında, öğrenme ve inovasyon becerilerinin geldiğini görüyoruz. Bu kapsamda yaratıcılık, eleştirel düşünme, problem çözme, işbirliği ve iletişim becerilerinin edinilmesi büyük önem taşıyor. Dijital çağın bir gereği olarak dijital okur-yazarlık, yani bilgi, medya ve bilişim becerileri de olmazsa olmaz kabul ediliyor.

Düşünme ve içerik bilgisinin yanı sıra çocuklarımızın karmaşık yaşam ve kariyer yollarında ihtiyaç duyacakları esneklik ve uyum kabiliyeti, insiyatif alma, öğrenme sürecini kendi kendine yönetebilme, sosyal ve kültürel etkileşimlerde bulunabilme, liderlik, üretkenlik, sorumluluk ve hesap verebilirlik gibi becerilerin de geliştirilmesi gerekiyor.

Özetle, 21. yüzyıl becerilerinin öğrencilere kazandırılması, dolayısıyla eğitimin içeriğinin ve eğitim metotlarının buna göre yeniden tasarlanması gereken bir dönemdeyiz. Bu konferansımızın da konunun enine-boyuna tartışılmasına katkı sağlamasını umuyoruz.

 

Verdiğimiz hizmetleri geliştirmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Daha fazla bilgiye bu linklerden ulaşabilirsiniz: