TÜSİAD Rekabet Hukuku Bülteni – Haziran 2026

Rekabet Bulteni

Rekabet Hukuku Bülteni, Rekabet Hukuku Çalışma Grubu altında faaliyet gösteren Bülten Alt Çalışma Grubu tarafından her ay hazırlanmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında rekabet hukuku alanında yaşanan gelişmeleri derleyen bülten, TÜSİAD üyeleri ile düzenli olarak paylaşılmaktadır.

TÜRKİYE

Rekabet Kurumu Dijital Çağda Rekabet Politikaları Çalıştayı Düzenlendi

Rekabet Kurumu, 26 Haziran 2026 tarihinde dijital teknolojilerle şekillenen yeni ekonomik yaklaşımların rekabet politikalarına yansımalarını ele alan ve akademi ile sektör temsilcilerini bir araya getiren Dijital Çağda Rekabet Politikaları Çalıştayını düzenledi.

Çalıştay kapsamında; (i) Türkiye’de ve dünyada dijital pazarlara yönelik rekabet politikaları ile uygulamalarının yeterliliği, (ii) ex-post müdahalelerin ex-ante düzenlemelerle desteklenmesi ve bu yaklaşımın etkinliği ve (iii) yapay zekâ teknolojilerinin hizmetler ve pazarlar üzerindeki dönüştürücü etkisi başlıkları ele alınmıştır.

Çalıştayda, pazara girişlerin kolaylaştırılması ve büyük oyuncuların ekosistem güçlerinden kaynaklanan orantısız rekabet avantajlarının önlenmesi amacıyla ex ante düzenlemelerin gerekliliğini savunan görüşlere karşılık, Avrupa Birliği'nde yürürlüğe giren Digital Markets Act (DMA) ve Digital Services Act (DSA) ile kimi ülkelerde kabul edilen benzer düzenlemelerin hedeflenen sonuçları tam anlamıyla sağlayamadığına dikkat çekilmiş ve bu nedenle ex ante düzenleme yaklaşımına ihtiyatla yaklaşılması gerektiği, kurumların olay bazlı müdahalede bulunması ve bu nedenle yeterli teknik donanıma sahip olması gerektiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda, teknolojik gelişmelerin hızı karşısında DMA ve benzeri düzenlemelerin güncelliğini korumakta zorlandığı, bulut bilişim ve yapay zekâ hizmetlerinin DMA kapsamına alınmamış olmasının bu duruma örnek teşkil ettiği belirtilmiştir. Ayrıca, söz konusu düzenlemelerin giderek kamu hizmeti niteliği taşıyan bir çerçeveye yaklaştığı; dijital pazarlarda ortaya çıkan sorunların ise yalnızca rekabet hukuku perspektifinden değerlendirilemeyeceği, aynı zamanda haksız rekabet, e-ticaret, tüketici hukuku ve diğer düzenleyici alanlarla iç içe geçen çok katmanlı bir hukuki yapının parçası olduğu vurgulanmıştır.

Rekabet hukuku araçları bakımından dijital çağdaki rekabetçi endişelerin; kritik girdilere erişim, temel model geliştirmede pazarın yoğunlaşması, kendini kayırma, bağlama davranışları, sözleşme yapmanın engellenmesi, yatırımlar yoluyla gizli yoğunlaşma, yetenek/uzmanlaşma yoluyla yoğunlaşma gibi davranışlar altında sıralanabileceğine değinilmiştir.

Çalıştaya, TÜSİAD rekabet çalışma grubu üyelerinin de katılımı sağlanmıştır.

DÜNYA

Avrupa Rekabet Ağı, Birleşme İşlemlerine Yönelik Çağrı (Call-in) Mekanizmalarının Uygulanmasına İlişkin Ortak Bir Bildiri Yayımladı

Avrupa Rekabet Ağı (European Competition Network – ECN), ulusal rekabet otoritelerinin birleşme kontrolü kapsamında kullandığı çağrı (call-in) mekanizmalarına ilişkin ortak bir bildiri yayımladı. Bildiride, mevcut ciro eşiklerini karşılamayan bazı birleşme ve devralma işlemlerinin de rekabet üzerinde önemli olumsuz etkiler doğurabileceği ve bu nedenle ulusal rekabet otoritelerinin belirli koşullar altında söz konusu işlemleri inceleme yetkisine sahip olmasının etkin birleşme kontrolü bakımından önem taşıdığı ifade edildi.

Bu kapsamda, mekanizmanın hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri gözetilerek tasarlanması; yerel bağlantı, işlem değeri veya pazar payı gibi ilave kriterler öngörülebileceği ve mekanizmanın kullanılabileceği sürenin önceden belirlenmesinin hukuki güvenliği güçlendireceği belirtildi. Bildiride, çağrı mekanizmalarının Avrupa Ekonomik Alanı'nda rekabetin etkin şekilde korunmasına katkı sağlayan uygun ve etkili bir birleşme kontrol aracı olduğu ifade edildi.


Hırvatistan Rekabet Kurumu, Taksi Hizmetlerine İlişkin Kanun Değişikliği Taslağı Hakkında Görüş Yayımladı

Hırvatistan Rekabet Kurumu (Croatian Competition Agency – CCA), Karayolu Taşımacılığı Kanunu’nda değişiklik öngören taslak düzenlemeye ilişkin görüşünü yayımladı. Görüşte, özellikle taksi hizmetlerinin dijital platformlar aracılığıyla sunulmasına yönelik düzenlemelerin rekabet ve tüketici refahı üzerindeki etkileri değerlendirildi.

CCA, taksi uygulamaları üzerinden yapılan rezervasyonlarda tüketicilere ücret, planlanan güzergâh ve taşıma koşulları hakkında önceden açık ve anlaşılır bilgi verilmesinin önemini vurguladı. Bu kapsamda, yolculuk başlamadan önce azami ücretin ve hizmete ilişkin temel bilgilerin kullanıcıların erişimine sunulmasının şeffaflığı artıracağı ve tüketicilerin bilinçli tercih yapabilmesine katkı sağlayacağı ifade edildi.

Görüşte ayrıca, araç bazlı lisanslama, araçların işaretlenmesi ve lisans bilgilerine erişim gibi konularda uygulanacak kuralların objektif, şeffaf ve ayrımcı olmayan kriterlere dayanması gerektiği belirtildi. CCA, taksi hizmetlerine yönelik idari yükümlülüklerin pazara giriş ve hizmet sunumu üzerinde gereksiz engeller yaratmaması gerektiğini, bu nedenle düzenleyici tedbirlerin amaçlanan kamu yararı ile orantılı şekilde tasarlanmasının önem taşıdığını ifade etti.


İtalya Rekabet Otoritesi, Motorlu Taşıt Sigortaları Sektörüne Yönelik Bir Piyasa İncelemesi Başlattı

İtalya Rekabet Otoritesi (Autorità Garante della Concorrenza e del Mercato – AGCM), motorlu taşıt sorumluluk sigortaları sektöründe ortaya çıkabilecek rekabet sorunlarını incelemek amacıyla bir piyasa incelemesi başlattığını duyurdu. İncelemenin, sigorta sektörünün düzenlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu İtalya Sigorta Denetleme Kurumu (IVASS) ile iş birliği içerisinde yürütüleceği belirtildi. AGCM, zorunlu nitelikteki motorlu taşıt sigortalarının ve sektörün yaklaşık 13,5 milyar Avro büyüklüğündeki prim hacminin, söz konusu piyasayı tüketiciler bakımından önemli hale getirdiğini ifade etti.

AGCM, geçmiş yıllarda rekabetin artırılması ve sistemin daha etkin işlemesi amacıyla çeşitli yasal ve düzenleyici değişiklikler yapılmış olmasına rağmen sektörde bazı rekabet endişelerinin devam edebileceğini değerlendirdi. Bu kapsamda incelemede; tüketicilerin sigorta şirketleri arasında geçiş yapabilmesi üzerindeki etkileri ile fiyat karşılaştırma araçlarının etkinliğinin değerlendirileceği ifade edildi. AGCM, ticari tekliflerin karmaşıklığı ve indirim uygulamalarının fiyat karşılaştırma sistemlerinin işleyişini zorlaştırıp zorlaştırmadığının inceleneceğini açıkladı. Bununla birlikte, inceleme kapsamında paydaş görüşlerinin toplanması amacıyla bir kamuoyu danışma süreci başlatıldığı ve görüşlerin 31 Temmuz 2026 tarihine kadar sunulabileceği duyuruldu.


Kanada Rekabet Bürosu, Gıda Tedarik Zincirindeki Rekabet Koşullarına Yönelik Bir Piyasa İncelemesi Başlattı

Kanada Rekabet Bürosu, gıda fiyatları üzerindeki rekabet dinamiklerini değerlendirmek amacıyla Kanada gıda tedarik zincirine ilişkin bir piyasa incelemesi başlattığını duyurdu. İncelemenin, gıda üreticileri, işleyiciler, toptancılar, dağıtıcılar ve perakendeciler arasındaki rekabet koşullarını değerlendirerek tüketiciler açısından daha rekabetçi ve dirençli bir gıda tedarik zincirinin oluşturulmasına katkı sağlamayı amaçladığı belirtildi.

İnceleme kapsamında, tedarik zincirindeki yapısal ve düzenleyici engellerin rekabet üzerindeki etkileri ile teşebbüslerin pazara giriş, büyüme ve yenilik yapma imkânlarını etkileyen unsurlar ele alınacaktır. Ayrıca, tedarik zincirindeki ticari ilişkiler, pazarlık gücünün dağılımı ve fiyat oluşum süreçlerinin rekabet üzerindeki etkileri değerlendirilecek; rekabeti güçlendirebilecek politika ve düzenleme önerileri geliştirilecektir.

Söz konusu inceleme kapsamında, Kanada Rekabet Bürosu, inceleme kapsamında üreticiler, sektör temsilcileri, kamu kurumları, akademisyenler ve tüketicilerden görüş toplayacağını açıkladı. Kamuoyu görüşlerinin 31 Temmuz 2026 tarihine kadar sunulabileceği, inceleme sonucunda hazırlanacak nihai raporun ise 2027 yılında yayımlanmasının planlandığı belirtildi.


Avrupa Komisyonu, Hollanda’nın Uluslararası Demiryolu Yolcu Taşımacılığı Hizmetlerine İlişkin Kapasite Tahsis Kurallarına Yönelik Rekabet Endişelerini Bildirdi

Avrupa Komisyonu, Hollanda ana demiryolu ağında kapasite tahsisine ilişkin kuralların AB rekabet kurallarını ihlal edebileceği yönündeki ön endişelerini Hollanda’ya bildirdi. Komisyon, Hollanda’nın 2025 yılında iç hat demiryolu yolcu taşımacılığı pazarını rekabete açmasının ardından, demiryolu şirketlerinin ana hatlarda %100 Hollanda Devleti’ne ait yerleşik işletmeci Nederlandse Spoorwegen (“NS”) ile rekabet halinde faaliyet gösterebilmesinin mümkün hale geldiğini belirtti. Bununla birlikte, 2024 yılından beri uygulanan kapasite tahsis kuralları uyarınca, Hollanda demiryolu ağındaki kapasitenin tüm tren yolu taleplerini karşılamaya yetmediği durumlarda ana imtiyaz sözleşmesinin sahibi olan NS’ye rakipleri karşısında öncelik tanınmaktadır.

Komisyon, söz konusu kuralların uluslararası demiryolu yolcu taşımacılığı hizmetleri pazarında NS ile rakip işletmeciler arasında kapasiteye erişim bakımından fırsat eşitsizliği yaratabileceğini ve NS’nin hâkim durumunu korumasına veya güçlendirmesine imkân sağlayabileceğini değerlendirdi.

Komisyon, ön rekabet endişelerini Hollanda’ya gönderdiği Resmî Bildirim Mektubu ile ortaya koydu. Komisyon’un ön değerlendirmelerinin doğrulanması halinde, söz konusu uygulamanın Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma’nın 102. maddesi ile birlikte 106. maddesini ihlal edebileceği belirtildi.