TÜSİAD ve KalDer işbirliği ile düzenlenen “23. Kalite Kongresi” 18-19 Kasım 2014 tarihlerinde İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleşti.
Bu yıl "Mükemmelliği Yaşamak" temasının ele alındığı kongrenin açılış konuşmalarını KalDer Yönetim Kurulu Başkanı A. Hamdi Doğan ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cansen Başaran Symes gerçekleştirdi.
Cansen Başaran Symes konuşmasında, gelecek dönemde de KalDer ve TÜSİAD'ın kalite yolculuğunu daha ileri taşıyacağını dile getirdi. Dünyanın en büyük şirketlerinin bugün orta sıralar yer aldığını, belki yarın isimlerinin dahi hatırlanmayacağı zorlu dönemlerden geçildiğini belirten Symes, değişim ve rekabetin yıkıcılığını, tüm alanlarda hissettirdiğini ifade etti. Bilgi teknolojilerinin gelişimiyle kimilerince küresel rekabette çağ atlama olarak tanımlanan yeni bir devrime tanıklık edildiğini vurgulayan Symes, şunları kaydetti: "Geçmişte doğal kaynaklar ve hammadde üzerinden yürütülen güç savaşının, yerini bugün yeni fikirler ve inovasyon yarışına bırakmasıyla, insan zekasının ürünü olan fikir ve yaratıcılık, bilgi ekonomilerinin ana üretim aracı haline geldi. İnsana yatırım yapan, bilim ve teknoloji üreten ülkeler, ekonomik büyümelerini sürdürülebilir hale getirirken, teknoloji oluşturma kapasitelerini de artırma şansını yakalıyor. Türkiye'de yeni fikir ve yaratıcılık yaygın olmasına rağmen maalesef bu hazineyi yeterince iyi değerlendiremediğimizi görüyoruz. Son yıllarda ekonomik performansıyla dünyanın önde gelen ülkeleri arasına giren Türkiye'nin, ihracat dengesini sağlaması ve ekonomisini bir üst seviyeye taşımasının yolu, bilgi ekonomisine dönüşümden geçmektedir. Bu dönüşümde, Türkiye'nin bilişim teknolojisini kullanarak verimliliğini artırmasının yanı sıra katma değeri yüksek, yenilikçi, çevreyle dost, küresel norm ve standartlara uygun ürünler üretmesi ve bunları kendi markalarıyla dünya pazarlarında yarıştırması gerekiyor. “
Symes, Türkiye'de son 15 yılda Ar-Ge harcamalarının yıllık yüzde 10'dan fazla artarak Türkiye'nin bu alanda Avrupa'nın en hızlı büyüme oranını yakalayan 4. ülke olmasının kendilerini çok heyecanlandırdığını söyledi. Tüm bu göstergelerin son yıllarda Ar-Ge politikasının, sanayi politikası altında öncelikli bir yere sahip olması ve destelenmesinin önemli sonuçları olduğunu dile getiren Symes, bu desteklere karşın Ar-Ge faaliyetlerinin yenilikle korunmadığı ve bu yenilik koruma altına alınmadığı sürece katma değer oluştururken zorlanmaya devam edileceğini aktardı.
