TÜSİAD, STEM (Science, Technology, Engineering, Mathematics / Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) eğitiminin önemini ve STEM işgücüne duyulan ihtiyacı vurgulamak amacıyla 22 Ekim 2014 tarihinde İstanbul’da Bahçeşehir Üniversitesi Fazıl Say Konferans Salonu'nda "STEM Zirvesi" düzenledi. Zirve; Samsung ana sponsorluğunda, Kibar Holding, Koç Holding ve Siemens sponsorluklarıyla ve Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası ile Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası’nın destekleriyle gerçekleştirildi.
Teknolojik gelişmelerle birlikte ekonomide bilginin ağırlığının arttığı bilinmektedir. Bilgi ekonomisine ve bilgi toplumuna dönüşümde insan kaynağımızın bilimsel ve teknolojik açıdan ilerlemeyi sağlayabilecek niteliklere sahip olması büyük önem taşımaktadır. Bu niteliklerin başında "STEM" (Science, Technology, Engineering, Mathematics / Fen, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) bilgi ve becerisi gelmektedir.
Zirvenin açılış konuşmaları TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Bilgi Toplumu, Bilgi-İletişim Teknolojileri ve İnovasyon Komisyonu Başkanı Esin Güral Argat ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Dinçer tarafından gerçekleştirildi.
Haluk Dinçer konuşmasında, teknolojinin gelişmesi ve ekonomide bilginin ağırlığının artmasının, hem mikro planda bireylerin hayatını hem de makro planda ülkelerin ekonomik performansını çok yakından etkilediğini söyledi. İnsana yatırım yapan, bilim ve teknoloji üreten ülkelerin ekonomik büyümelerini de sürdürülebilir hale getirmeyi başardığına işaret eden Dinçer, ekonomik gelişmişlik ve kalkınma seviyesi ile inovasyon ve teknoloji yaratma kapasitesi arasında doğru orantılı bir ilişki olduğunu vurguladı. Dinçer, Sanayi Strateji Belgesi'nde de sanayinin rekabet edebilirliğinin ve verimliliğinin yükseltilmesi, dünya ihracatından daha fazla pay alacak şekilde yüksek katma değerli ve ileri teknolojili ürünlerin üretilmesinin bir vizyon olarak ortaya konduğunu anımsattı. "Gerçekten de teknoloji ithal ederek, cari açık problemini sürekli yaşayarak, orta gelir tuzağına takılı kalarak 21. yüzyılın rekabet koşullarında ayakta kalmamız mümkün değil" diyen Dinçer, Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme ve kalkınma için en büyük itici gücünün insan gücü olduğuna dikkati çekti.
Dinçer, 2041 yılında Türkiye'de çalışma çağındaki nüfusun 65 milyona ulaşmasının beklendiğini hatırlatarak, bu potansiyelin en iyi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bunun için yapılması gerekenlerin çok açık ve net olduğunu anlatarak, şöyle devam etti: "Eğitimin, kalkınmanın en temel taşıyıcı unsuru olduğunun altını her zaman kuvvetle çiziyoruz. Bugün ise özel olarak, fen, teknoloji, mühendislik, matematik, yani İngilizce kısaltmasıyla 'STEM' konusunda eğitimin ve iş gücünün önemini vurgulamak istiyoruz. Çünkü STEM eğitimi ve iş gücü, bilgi ekonomisinin olmazsa olmazı. Uluslararası karşılaştırmalara baktığımızda, öğrencilerimizin fen ve matematik becerilerinin geride kaldığını görüyoruz. Ülke olarak, inovasyon ve rekabetçilik endekslerinde de iyi bir konumda sayılmayız. Hem eğitimin niteliğinin yükseltilmesi hem de teknoloji ve inovasyon kabiliyetinin gelişmesi için enerjimizi, kaynaklarımızı STEM alanına odaklamanın çok doğru bir tercih olacağına inanıyoruz."
Esin Güral Argat ise konuşmasında, Türkiye'nin inovasyonda 144 ülke içinde 56. sırada olduğunu belirterek "Bu konumumuzu devam ettirerek orta gelir tuzağından çıkmak mümkün değil. Rekabetin arttığı dünyada üretim yapmalıyız. Bunun için yeni üretim teknikleri ve modellerine gerek var." dedi. Argat, küresel ve yüksek rekabetin varolduğu dünya pazarlarında, daha zorlayıcı rakiplere karşı üretim yapmak durumunda olduğumuzu belirterek, “Bunu sağlamak için de sürekli olarak yeni üretim teknolojilerini, yeni iş modellerini geliştirmeye ihtiyacımız var. Kendini yenileyemeyen, çevik olamayan firmalar maalesef uzun ömürlü olamıyor.” dedi. Argat şu şekilde konuştu: “Küresel rekabet ve varolmayı deneyimleyen bir sanayici olarak çok net söylüyorum bilgiyi ve teknolojiyi üretemeyenin şimdiden sonraki dünyada varlığını sürdürebilmesi çok zor. Yarın içinse hatta mümkün değil. Üretim alanında yenilikçi olabilmenin motoru, bilgi normlarında yetiştirilmiş nitelikli insan kaynağıdır. İnanıyorum ki, STEM becerilerine yapılacak yatırım, bireylerin kişisel gelişimini, daha iyi işlere ulaşmasını ve de daha iyi bir yaşam sürmesini sağlayacak. Öte yandan, ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasında da önemli bir ivme kazandıracaktır.”
Zirvede NASA Eğitim Dairesi Eski Başkanı ve Astronotu Leland Melvin, The Economist dergisi tarafından “Bay Yaratıcılık” ve “Seri İnovasyoncu” olarak adlandırılan John Kao ve Samsung Electronics Yönetim Danışmanı Yoon-Woo Lee ana tema konuşmacıları olarak yer aldı.
STEM Zirvesi kapsamında İPSOS'tan Sema Pak Karaca, “STEM Alanında Eğitim Almış İşgücüne Yönelik Talep ve Beklentiler Araştırması”nın bulgularını açıkladı. Çalışma, Türkiye’deki iş dünyasının bilim/fen, teknoloji, mühendislik ve matematik alanların- da eğitim almış işgücüne olan talebinin tespit edilerek, STEM işgücüne yönelik beklentilerinin ve değerlendirmelerinin ortaya çıkartılması sağlamak amacıyla; AR-GE Direktörleri, İK Direktörleri, STEM Mezunu Çalışanlar hedef kitleleri nezdinde gerçekleştirilmiştir.
CNN Türk Program Yapımcısı ve Sunucusu Cüneyt Özdemir'in moderatörlüğünde düzenlenen oturumlardan ilki olan “Geleceğin Dünyasına Hazır Nesiller” başlıklı oturumda, STEM alanında düzenlenen uluslararası yarışmalarda ödül kazanan gençlerin ve eğitim politika analistlerinin katılımları ile STEM eğitimi ve kariyerlerine ilgiyi artırma konusunda yenilikçi yaklaşımlar ele alındı.
“Üniversitelerin STEM Eğitimindeki Rolü, İhtiyaçlar ve Beklentiler” başlıklı ikinci oturumda ise üniversitelerimizin rektörleri tarafından STEM eğitiminin ülkemizin yenilikçilik kapasitesi açısından rolü, üniversite sanayi işbirliği ve geleceğe yönelik iyileştirme önerileri tartışıldı.

