Orhan Turan - Denizli Girişimcilik Zirvesi Konuşması

Değerli Başkanlar, Değerli Gençler, Saygıdeğer Konuklar ve Değerli Basın Mensupları,

Bartın’da meydana gelen maden kazasında yaşamını yitirenlere rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Sizleri şahsım ve TÜSİAD Yönetim Kurulu adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Türkiye’nin sanayi, ticaret ve ihracat merkezlerinden biri olarak öne çıkan Denizli’de, bugün sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Sözlerime bu önemli etkinliğe ev sahipliği yapan DEGİAD’a ve Küresel Girişimcilik Ağı GEN’in dünya genelindeki üçüncü kampüsünün Denizli’de kurulmasını sağlayan, GEN Türkiye’ye, GESİFED/TÜRKONFED’e teşekkürlerimi sunarak başlamak istiyorum. GEN Denizli Kampüsü’nün, ekosistemimizin çok merkezli gelişimine destek verirken, küresel vizyona sahip girişimciler yetiştirilmesinde önemli bir rol üstleneceğine inanıyorum.

Değerli konuklar,

Geride bıraktığımız üç yılda, global ekonomide büyük değişimlere şahit olduk. Bugüne baktığımızda global ekonomide üç faktörü çok yakından takip etmekteyiz. Bunlardan ilki, komşumuz Avrupa’daki gidişat. Rusya-Ukrayna savaşı ve bu arz şokunun Avrupa ekonomisi üzerindeki etkileri önem taşıyor. Bunun ne boyutta ve hangi vadede hasar yaratacağını anlamaya çalışıyoruz, çünkü ihracatımızın yarısı Avrupa’ya. İhracatımızın rekor kırması son derece memnun edici olsa da, bir taraftan da ithalatımız rekor kırmakta. Bunun sonucunda ihracatımızın ithalatı karşılama oranı son bir yıldır gerilemekte.

Global tarafta öne çıkan diğer faktör, Çin’in son derece hızlı yavaşlaması. Bu süreç tüm global ticarete ve 2023 büyümesine sirayet etmekte. IMF, OECD gibi kurumların 2023’e dair büyüme tahminleri de oldukça hızlı şekilde aşağı yönlü revize ediliyor. Ekim’in ikinci haftasında yayınlanan IMF tahminlerine bakarsak, gelişmiş ekonomiler 2021’de %5.2 büyümüşken, 2022’de bu rakam yarıya iniyor ve %2.4’e düşüyor. 2023 içinse bu ekonomilerin büyümesinin %1’e kadar gerilemesi beklenmekte.

Yine global tarafta karşımıza çıkan üçüncü önemli gelişme, son 40 yılın en yüksek enflasyonu ile karşılaşılması. Tüm büyük ekonomiler, büyümede hızlı yavaşlama hatta resesyon pahasına bu süreçle mücadele içindeler. Çünkü biliyoruz ki, enflasyonla bugün mücadele edilmezse, geç kalmanın maliyeti ve ekonomi üzerinde yarattığı baskı daha da büyük ve uzun vadeli oluyor. ABD Merkez Bankası başta olmak üzere, büyük tüm merkez bankalarının fiyat istikrarını önceliklendirdiği para politikasının sıkılaştığı bir süreçteyiz. Bu süreç beraberinde doların güçlenmesini de getiriyor. Finansal koşullar sıkılaşıyor, dünyada nakde erişim zorlaşıyor. Türkiye için bu ne anlama geliyor? Geride bıraktığımız son 20 yılda global rüzgarlar destekleyici idi. Oysa ki bugün bu süreç tamamen tersine dönmüş durumda, artık lehimize değil, aleyhimize.

Yukarıda sıraladığım global ortamı ülkece doğru okuyup, bu çerçevede iktisadi politikalar inşa etmemiz gerekiyor. 2013’ten bu yana global ekonomiden aldığımız payın hızla düşmesi hepimizi düşündürmeli. Bugün son gerçekleşen rakamlara baktığımızda, sanayi üretimi ve ihracat yavaşlıyor. Cari açık artıyor, enflasyon yükseliyor. Krediye erişim zorlaşıyor. Yoğun regülasyon döneminden geçen finansal kesimin de bu regülasyonlar çerçevesinde kredi vermesi daha da zorlaşıyor.

Evet, ülkemizdeki reel kesim oldukça esnektir ve bilançolar sağlamdır. Fakat bu faktörler yaşadığımız zorluklar karşısında tek başına anlam ifade etmeyebilir. Sağlıklı büyüme, güçlü istihdam ve yatırım için ülkemizin öncelikle öngörülebilirliği yüksek, istikrarlı ve sürdürülebilir politikalara ihtiyacı var; aksi takdirde dalgalı ve öngörülemeyen bir büyüme patikası ile karşılaşma ihtimalimiz hesaba katılmalı.

Türkiye ekonomisi potansiyeli çok yüksek, reel kesimi de yaşanan şoklara dayanıklı bir ekonomi. Bunların yanında güçlü bir finansal sistemimiz var. Nüfusumuz genç ve dinamik. Fakat bir taraftan da beyin göçü yaşamaktayız. Gereken iktisadi adımları doğru zamanda, doğru çerçevede atarak, hızla değişen ve aslında önemli fırsatlar sunan global ekonomiden daha çok faydalanma fırsatımız olur.

Değerli Konuklar,

İçinde bulunduğumuz zor koşullara karşın girişimcilik ekosistemimizin son yıllarda gösterdiği performans, fırsat potansiyelimizi bizlere bir kez daha hatırlatıyor, ülkemizin geleceğine yönelik umutlarımızı güçlendiriyor.

Geride bıraktığımız zorlu üç yılda, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de girişimcilik ekosistemi önemli bir ivme kazandı. Bu dönemde ekosistemimiz, 2 tanesi decacorn olmak üzere, toplamda 6 unicorn çıkardı. 2021 yılında girişimlerimiz 294 yatırım turunda toplamda 1,5 milyar doları aşkın melek ve girişim sermayesi yatırımı çekti.

Türkiye ekosistemi Avrupa’daki en etkin ekosistemler arasında konumlandı. 2022 yatırımlarında ise dünya genelinde daralan ekonomilerin ve faiz politikalarının yansımalarını gözlemliyoruz. Buna rağmen üçüncü çeyrek raporları yatırım adedi olarak olmasa da yatırım miktarı olarak 2021’i yakaladığımızı gösteriyor. Diğer yandan Eylül sonunda yayınlanan Küresel İnovasyon Endeksi 2022 Raporu’nda Türkiye’nin yıl bazında 4, son iki yıla baktığımızda da 14 puan yükselerek, ilk defa üst-orta gruptaki 40 ülke arasına girmiş olması da çok önemli bir gelişme. Tüm bunlar önümüzdeki dönemde ekosistemimizin büyümeye devam edeceğine, gelecek vadeden ve global vizyonu olan girişimcilerin artacağına ve Türkiye’den dünyaya çözüm üreten yeni unicornlar çıkacağına ilişkin inancımızı pekiştiriyor.

Değerli Konuklar,

TÜSİAD bünyesinde Girişimcilik ve Gençlik Yuvarlak Masamız ile ülkemizin en gelişmiş girişimcilik ekosistemleri ligine yükselmesine katkı sağlama vizyonu ile çalışmalar yürütüyoruz. Bu çerçevede girişimciliğin farklı boyutlarıyla ele alındığı, elverişli bir ekosistem ortamı yaratılmasını odağımızda tutuyor, gençlerin katılımına büyük hassasiyet gösteriyoruz.

Girişimlerin hızlanması için üst düzeyde destek veren bir ekosistem, ancak iş birliği temelli bir yapı ile gerçekleşebilir. Bu doğrultuda paydaşlarımızla sadece İstanbul merkezli değil, yerel ekosistemlerin gelişimini destekleme odağı ile omuz omuza çalışıyoruz. Start-up - büyük şirket ilişkilerinin gelişmesini önemsiyoruz. Özellikle fikir, ürün, iş gücü ve finansman anlamında iş birliği yapmaları için kurumlarda girişimcilik ve inovasyon kültürünün yaygınlaşmasını destekliyor, şirketlerimizin bu alanlardaki olgunluk seviyelerinin artmasına yönelik faaliyetler yürütüyoruz.

Tüm bu çalışmaları yürütürken, küresel ölçekte rekabet gücü yüksek bir ekosistem yaratma arzusunu taşıyoruz. Bunun için gerekli olan girişimci dostu düzenleyici çerçevenin gelişimini sağlamak için görüş ve öneriler geliştiriyoruz. Diğer yandan küresel bağların varlığının, birçok alanda olduğu gibi girişimcilik ekosistemleri için de, stratejik önem taşıdığının bilincindeyiz. Bu bağlamda ekosistemimizin tanıtımı ve önde gelen küresel ekosistemlerle ilişkilerin geliştirilmesi için Silikon Vadisi Ağımız dahil olmak üzere çeşitli ülkelerdeki networklerimiz ile etkileşim halindeyiz.

Gençlerimiz, hem umudumuz hem de ülkemizin bugünü ve geleceği. Bu nedenle gençlerimizin girişimcilik yolculuklarında katkı sunmaktan büyük heyecan ve mutluluk duyuyoruz. Dönüşümü Başlat! platformumuz ile başta üniversite öğrencileri olmak üzere girişimci adayı gençlerimizi destekliyor, onlara temel ve ileri seviye girişimcilik eğitimleri ile mentorluk desteği sunuyoruz. TÜSİAD Bu Gençlikte İŞ Var! girişimcilik programımız ile 10 yılı aşkın zamandır Türkiye genelinde girişimcilik kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla çalışmalar yürütüyor, genç girişimcilerimize eğitimden iş dünyası ile etkileşime, kuluçkadan rehberliğe geniş yelpazede destek sağlıyoruz. İşim Gücüm Geleceğim Projemiz ile de gençlerin dijital beceri ve yetkinlikler kazanmalarını destekliyoruz.

Değerli Konuklar,

Gençlerimizin geleceklerini ülkemizde hayal etmelerini sağlayacak iklimi yaratmalı, ülkemizin geleceğine güven duymalarını sağlamalıyız. Gençlerimizin beklentilerini, ihtiyaçlarını daha iyi anlamak, onlara Türkiye’yi ilgilendiren her konuda söz sahibi olacakları bir zemin hazırlamak için, “Yeni bir Anlayışla Geleceği İnşa” çalışmalarımız kapsamında Türkiye’nin farklı illerinde Gençlik Buluşmaları gerçekleştiriyoruz. Bu buluşmalar bize, gençlerimizin hayallerini gerçekleştireceği iklimi bu topraklarda yaratmak için var gücümüzle çalışmamız gerektiğini gösteriyor. Gelişmiş, saygın, adil ve çevreci Türkiye hedefine ancak ve ancak insanı, bilimi, güvenilir kurumları odağa koyarak, gençlerimize yatırım yaparak ulaşabiliriz.

Sözlerime son verirken kısa bir süre sonra 99. yıldönümünü kutlayacağımız 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız vesilesiyle, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!” sözünü anmak isterim. Bugün burada açılışını yaptığımız merkezde, çalışkan girişimcilerimizin geleceğimizi inşa edecek iş fikirlerine imza atacağına inanıyorum. Bu süreçte emeği geçen tüm paydaşlara teşekkürlerimi sunuyorum.

Verdiğimiz hizmetleri geliştirmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Daha fazla bilgiye bu linklerden ulaşabilirsiniz: