TÜSİAD ve Sabancı Üniversitesi Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), “World Energy Outlook 2013” raporunun Türkiye tanıtımını gerçekleştirdi

TÜSİAD ve Sabancı Üniversitesi Enerji ve İklim Merkezi (IICEC), “World Energy Outlook 2013” raporunun Türkiye tanıtımını gerçekleştirdi

20 Ara 2013 İlgili Dosya

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından hazırlanan "World Energy Outlook" raporunun Türkiye tanıtımı TÜSİAD ve Sabancı Üniversitesi İstanbul Uluslararası Enerji ve iklim Merkezi (IICEC) işbirliğinde Sabancı Center'da yapıldı.

Toplantının açılış konuşmaları Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Hasan Murat MERCAN, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Memduh BOYDAK ve Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler SABANCI tarafından gerçekleştirildi.

 

Açılış konuşmalarının ardından Uluslararası Enerji Ajansı Başekonomisti Dr. Fatih BİROL “World Energy Outlook 2013” raporunun ana başlıklarını kamuoyuna sundu.

Toplantıda ayrıca “Küresel Enerji Dengelerindeki Değişimler ve Rekabetçilik” başlıklı bir panel düzenlendi. Panelin oturum başkanlığı TÜSİAD Enerji Çalışma Grubu Başkanı ve Sabancı Holding – Enerji Grup Başkanı Selahattin HAKMAN tarafından yapıldı.

TÜSİAD Enerji Çalışma Grubu Başkan Vekili Nusret CÖMERT, TÜSİAD Enerji Çalışma Grubu Başkan Yardımcısı Batu AKSOY, TÜSİAD Çevre Çalışma Grubu Başkanı Ahmet DÖRDÜNCÜ, Genel Enerji CEO’su Tony HAYWARD ve Paris Siyaset Bilimi Çalışmaları Enstitüsü (Science Po), Uluslararası Enerji Bölümü Direktörü Giacomo LUCIANI söz konusu panele katılarak enerji piyasalarına ilişkin görüş ve değerlendirmelerini paylaştılar.

MEMDUH BOYDAK: Enerji sektörü başta sanayi olmak üzere, ekonominin itici gücü

Toplantının açılışında konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Memduh Boydak, enerji sektörünün son yıllarda büyük bir gelişim ve devinim sürecine girdiğini ifade etti.

Ekonomik anlamda kaydettikleri gelişmeler sonucunda bazı ülkelerin enerji talebinde ciddi bir artış yaşandığını belirten Boydak şu ifadeleri kullandı:

"Bu durum neticesinde enerjide batıdan doğuya doğru bir talep kayması gözleniyor. Diğer yanda ise yeni enerji kaynaklarında örneğin kaya gazının ekonomik olarak çıkarılmaya başlanması gibi dikkat çekici gelişmeler kaydediliyor, iklim değişikliği başta olmak üzere çevresel kaygılar ise enerji bileşenlerinde önceliklerin gözden geçirilmesine neden oluyor. Nihayetinde tüm bu unsurlar enerji piyasalarında dengelerin ciddi ölçüde değişmesine yol açıyor"

 

Büyümenin ve rekabet gücünün merkezinde sanayi olduğunu belirten Boydak, AB’nin 2013 yılında yayınladığı rekabetçilik raporunda sanayi olmadan büyüme ve istihdam olamayacağının kaydedildiğine dikkati çekti. Boydak, enerjinin tam da bu noktada stratejik konular listesinde en önlerde yerini aldığını, enerji sektörünün başta sanayi olmak üzere ekonominin itici gücü olan tüm sektörlerin ana girdisi olma niteliği taşıdığını anımsattı.

 

Boydak, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları, İran ile nükleer enerji bağlamında varılan anlaşma, Irak petrol ve doğalgazının piyasaya arzında kaydedilen gelişmelerin son dönemde gündemin önemli unsurları olduğunun altını çizdi. Mernduh Boydak, Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun elektrik piyasasına ve enerji borsasına ilişkin düzenlemelerin tamamlayıcısı olduğunu belirterek. "Bu itibarla kanuna ilişkin değişiklik metni üzerinde çalışılmakta olduğunu da gözönüne alarak; maliyet bazlı fiyatlandırma, BOTAŞ'ın yeniden yapılandırılması ve kontrat devri konularının, sektörün liberalleşmesi açısından kritik nitelikte olduğunu belirtmek istiyorum" dedi.

GÜLER SABANCI: “Daha rekabetçi bir enerji piyasasına ulaşmayı hedeflemeliyiz”

 

Sabancı Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancıtoplantının açılışında yaptığı konuşmada, "Daha rekabetçi bir enerji piyasasına ulaşmayı hedeflememiz gerektiğini söyledi.

 

Sabancı şu ifadeleri kullandı:

 "Enerji talep artışına paralel olarak, enerjinin tüm sektörlerinde her yıl büyük miktarda yatırım yapılmasına ihtiyaç var. Elektrik sektöründe artan talebin güvenli ve sürdürülebilir koşullarda karşılanabilmesi için her yıl 8 ila 10 milyar dolarlık yatırım gerekiyor. Bu ölçekte yatırımları çekebilmenin de iki temel koşulu var: Birincisi istikrarlı bir ekonomi, ikincisi de liberal, şeffaf, rekabetçi bir enerji piyasası. Elektrik sektöründe rekabeti artırmak ve yatırımlara hız kazandırmak üzere son yıllarda önemli adımlar atıldı. Elektrik üretimi, ticareti, satışı ve dağıtımıyla, EnerjiSA’mızın da bir özel sektör oyuncusu olarak en ön sıralarında yer aldığı liberal bir elektrik piyasasının gelişiminde belli bir aşamaya gelmiş bulunuyoruz.

 

Bu yıl içerisinde yasalaşan Yeni Elektrik Piyasası Kanunu, liberalizasyonu daha ileriye taşıyan çok önemli bir adım oldu.

 

Bu yıl dağıtım özelleştirmeleri tamamlandı. Serbest tüketici limitindeki düşüş ile nihai tüketim seviyesinde teorik piyasa açıklığı %80’in üzerine çıktı. Önümüzdeki birkaç yıl içerisinde serbest tüketici limitinin sıfırlanması ile perakendede hedeflenen tam rekabetçi pazar yapısına ulaşılmış olmasını bekliyoruz. Ancak bunu yeterli görmemeli, Türkiye ekonomisinin büyümesini ve rekabetçiliğini daha fazla destekleyecek, tüketicinin kazanımlarını zenginleştirecek daha rekabetçi bir enerji piyasasına ulaşmayı hedeflemeliyiz." dedi.

 

Toplantıda Fatih Birol tarafından sunulan World Energy Outlook raporunun özeti için tıklayınız.

 

 

 

Verdiğimiz hizmetleri geliştirmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Daha fazla bilgiye bu linklerden ulaşabilirsiniz: