INSTITUT DU BOSPHORE (PARİS BOSPHORUS ENSTİTÜSÜ) 9. YILLIK SEMİNERİ

INSTITUT DU BOSPHORE (PARİS BOSPHORUS ENSTİTÜSÜ) 9. YILLIK SEMİNERİ

29 Kas 2018 İlgili Dosya
INSTITUT DU BOSPHORE (PARİS BOSPHORUS ENSTİTÜSÜ) 9. YILLIK SEMİNERİ

Institut du Bosphore (Paris Bosphorus Enstitüsü) siyaset, ekonomi ve kültür aktörlerini İstanbul'da buluşturdu

TÜSİAD’ın girişimiyle Avrupa Birliği-Fransa-Türkiye arasındaki ekonomik, siyasal ve kültürel işbirliğini desteklemek amacıyla kurulan Institut du Bosphore (Paris Bosphorus Enstitüsü, www.institut-bosphore.org) Yıllık İstanbul Semineri’ni, 27 – 28 Kasım 2018 tarihlerinde “Avrupa – Fransa – Türkiye: Akılcı bir gelecek için ilham hikayeleri” ana teması ile gerçekleştirdi.

Fransız Eğitim ve Stratejik Araştırma Yüksek Konseyi (CSFRS) ile işbirliğinde düzenlenen dokuzuncu Bosphorus Semineri, Fransa ve Türkiye'den üst düzey siyaset, ekonomi ve kültür politika yapıcılar ve kanaat önderlerini bir araya getirdi.

“Kültürel Esinlenmeler”, “Küresel Eğilimler” ve “Farklı bir bakışla ekonomik ilişkiler” konularının kapsamlı olarak ele alındığı seminerin çıktıları şu şekilde özetlenebilir:

  • Değişen dünya düzeninde küreselleşmenin yönetimindeki zaaflardan ve buna tepki olan popülizmin yükselişinden doğan sorunlarla birlikte mücadele etmek için güçlü bir AB gerekiyor. Avrupa’nın mevcut değerler temelinde geleceğe dönük yeni bir hikayeye ihtiyacı var. Bu süreçte Türkiye’nin AB ile müzakere sürecini temel alan kurumsal ilişkilerde gerileme yaşanmaması ve her türlü işbirliğinin bu çerçevede artırılarak sürdürülmesi önceliklidir. Ortak sorunlara karşı birlikte hareket edebilmeyi sağlayacak ortak bir dil bulunmalıdır.
  • Her iki taraftan kaynaklanan nedenlerle Türkiye'nin AB üyelik sürecinin tıkanmasının olumsuz etkilerini hem Türkiye hem AB yaşamaktadır. Türkiye’nin AB entregrasyon çerçevesi temel alınarak, AB-Türkiye Gümrük Birliği'nin dijital ekonomi boyutu dahil olmak üzere tarım, hizmetler ve kamu alımları alanlarına güncellenmesi, karar asimetrilerinin mümkün olduğunca düzeltilmesi ve anlaşmazlıkların çözüm mekanizmasının oluşturulması tüm aktörlerin çaba ve kararlılığıyla sağlanabilir.
  • Teknoloji ve inovasyonun yeni yatay işbirliği fırsatları doğurduğu dijital dönüşüm çağında, Türkiye ve Fransa, genç girişimcilere yönelik destek ve eğitim programlarını da kapsayacak projeler üretebilmelidir. Türkiye’de dijital dünyada uluslararası seviyede rekabet gücü yüksek donanımlı insan kaynağı değerlendirilmelidir.
  • Toplumlararası diyaloğa hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyulan bir dönemde kültür ve sanatın birleştirici gücü sayesinde, Türkiye ve Fransa arasında daha güçlü bir sinerji oluşturulabilir. Edebiyat, belgeseller, müzeler arası işbirliği ve modern sanat önemli araçlar arasında yer almakta.

ADP Group Yönetim Kurulu Başkanı Augustin de Romanet ile birlikte Enstitünün Bilim Kurulu’nun Eş Başkanlığını yürüten N. Ümit Boyner (TÜSİAD Yüksek Istişare Konseyi Başkan Yardımcısı, Boyner Holding Yönetim Kurulu Üyesi) ve Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Bahadır Kaleağası (TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel Sekreteri), Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Faruk Kaymakcı’nın katıldığı seminerin açılışında yaptıkları konuşmalarda şunları ifade ettiler:

Paris Bosphorus Enstitüsü Başkanı Bahadır Kaleağası :

“Dijital devrim ekonomi ve demokrasi için de muazzam değişim. AB-Türkiye ilişkileri bu dönüşümün odağında ilerlemeli. Küresel gerçekler ve milli fayda demokrat, Avrupalı ve Avrasya merkezi bir Türkiye gerektiriyor.”

Paris Bosphorus Enstitüsü Bilim Kurulu Eş Başkanı N. Ümit Boyner:

“Popülizm olarak adlandırılan aşırı akımlar ya iktidarda ya da mevcut iktidarlara hiza veren etkili konumlarda. Bundan 10-15 yıl öncesine kadar demokrasilerin pekişmesinden söz edilirken bugün demokrasilerin karşılaştığı tehditler karşısında nasıl korunabileceğini tartışıyoruz.

Sorunun özünde ekonomilerin küreselleşen yapısıyla, siyasetin ulusal ve yerel yapıları arasındaki uyumsuzluk var. Ekonomik ve siyasal aklın birbirlerini tamamlayamadığı, birbirleriyle çeliştiği dönemlerdeyiz. Krizin gerçek tanımı da budur.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un AB’nin geleceğini gözeten vizyoner bakış açısı Türkiye’yi dışlayan, müzakere sürecini sonlandırıp ilişkileri stratejik ortaklık gibi daha düşük bir düzeye düşüren, Rusya ile aynı ilişki modeline koyan bir yaklaşımla bütünüyle çelişir.

Türkiye açısından demokratik koşulluluk ivmesinin ortadan kalkması Türkiye’de demokrasi ve AB’yi savunanlara bir ceza olur. Ülkemizde reform motivasyonunu kaldıracak bir karar Türkiye’yi AB’den uzaklaştıracak ve AB’nin sorunlarına yeni sorunlar katan bir ülke haline getirecektir.”

Seminerin Fransız Sarayı’nda düzenlenen gala yemeğinin açılış konuşmaları ise Fransa Büyükelçisi Charles Fries, Fransa Ulusal Meclisi Dışişleri Komisyonu Başkan Yardımcısı Jacques Maire ve TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik tarafından gerçekleştirildi.

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik konuşmasında şunları ifade etti:

“AB üyesi olmakla hedefimiz; kurallara dayalı liberal demokratik bir düzen, öngörülebilir bir hukuk zemini, istikrarlı ve açık bir piyasa ekonomisi, sosyal refah ve maceracı olmayan bir dış politikadır… Yönümüzü değiştirmezsek hedeflediğimiz yere varabiliriz.

Türkiye’nin Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi denetiminde tutulmasına yol açan hiçbir antidemokratik düzenleme ve uygulama, Türkiye’nin tarihsel birikimi, toplumsal çoğulculuğu, gelişmişlik düzeyi ve olgunluğuyla uyumlu değildir.

Türkiye-AB ilişkileri küresel bir sorun olan ve AB'de güçlenen aşırı sağ popülizmin yükselişine kurban edilemez. Türkiye’ye kapıların kapatılması, AB'deki yabancı düşmanı eğilimleri yatıştırmaz. Tetikleyebileceği sosyal ve jeopolitik dalgalarla yabancı karşıtlığını alevlendirir.”

Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Faruk Kaymakcı da gerçekleştirdiği açılış konuşmasında Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin geleceği için üyelik müzakerelerini sonlandırarak stratejik ya da imtiyazlı işbirliği gibi başlıklar altında getirilen önerilerin geçersiz olduğunu, Türkiye’nin mevcut gümrük birliğiyle zaten böyle bir ilişkide olduğunu, ayrıca Birliğe şu anki mevcut katkısının bir çok üye ülkeden daha fazla olduğunu vurguladı.

BNP Paribas Başkanı Jean Lemierre’in liderliğindeki MEDEF Türk-Fransız İş Konseyi heyetinin 23 Kasım tarihinde TÜSİAD’a gerçekleştirdiği ziyaretin akabinde gerçekleşen Seminerde, Türkiye – AB arasındaki Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncellenmesinin TÜSİAD ve Fransız muadili MEDEF’in üyesi bulunduğu BusinessEurope tarafından desteklendiği vurgulandı.

Verdiğimiz hizmetleri geliştirmek amacıyla çerezler kullanıyoruz. Daha fazla bilgiye bu linklerden ulaşabilirsiniz: