Rekabet Hukuku Bülteni, Rekabet Hukuku Çalışma Grubu altında faaliyet gösteren Bülten Alt Çalışma Grubu tarafından her ay hazırlanmaktadır. Yurtiçi ve yurtdışında rekabet hukuku alanında yaşanan gelişmeleri derleyen bülten, TÜSİAD üyeleri ile düzenli olarak paylaşılmaktadır.
TÜRKİYE
Rekabet Kurumu, birleşme ve devralma mevzuatındaki değişikliklerle uyumlu olarak çeşitli kılavuzları güncelledi.
Rekabet Kurulu (Kurul) tarafından, 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’de 2026 yılı Şubat ayında yapılan değişikliklerle uyum sağlanması amacıyla çeşitli kılavuzlar güncellendi ve güncellenen metinler Rekabet Kurumu’nun (Kurum) internet sitesinde yayımlandı. Bu kapsamda, Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz’da, üç yıllık dönem içerisinde aynı kişiler ya da taraflar arasında veya aynı ilgili ürün pazarında aynı teşebbüs tarafından gerçekleştirilen iki ya da daha fazla işlemin tek işlem olarak değerlendirilmesine ilişkin hükmün, ortak girişim kurulmasına yönelik işlemler bakımından da uygulanacağı açıklığa kavuşturuldu.
Birleşme ve Devralmalarda İlgili Teşebbüs, Ciro ve Yan Sınırlamalar Hakkında Kılavuz’da ise işlem tarafı tanımı ile güncellenen bildirim eşikleri yeniden düzenlendi; ortak kontrolün devralınmasına ilişkin işlemlerde ilgili teşebbüs kavramına yönelik ek açıklama ve örneklere yer verildi. Ayrıca, dünya cirosunun hesaplanmasında Türkiye satışlarının da dikkate alınacağı belirtildi ve teknoloji teşebbüslerini konu alan işlemlerde Türkiye cirosunun hesaplanmasına ilişkin hususlar açıklandı.
Yatay ve Yatay Olmayan Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Hakkında Kılavuzlar’da ise ortak girişim işlemleri sonucunda ana teşebbüsler arasında ortaya çıkabilecek iş birlikçi etkilerin değerlendirilmesine ilişkin esaslar düzenlendi.
Kurum, “Dijital Çağda Rekabet Politikaları” çalıştayını 26 Haziran 2026 tarihine erteledi.
Kurum tarafından yürütülen “Dijital Çağda Rekabet Politikaları” çalışması kapsamında düzenlenmesi planlanan çalıştayın 26 Haziran 2026 tarihine ertelendiği duyuruldu. Kurum açıklamasında, dijitalleşmenin piyasaların işleyişini dönüştürdüğü; veri temelli iş modellerinin yaygınlaşması, çok taraflı platformların artan önemi ve yapay zekâ teknolojilerinin karar alma süreçlerine entegrasyonu ile birlikte rekabet hukuku bakımından yeni nesil sorun alanlarının ortaya çıktığı ifade edildi.
Ankara’daki JW Marriott Hotel Ankara’da gerçekleştirilecek çalıştayda; ex-ante müdahaleler ile ex-post yaklaşımlar arasındaki denge, dijital pazarlarda ortaya çıkan rekabet sorunları ve yapay zekâ pazarlarında rekabet dinamikleri gibi başlıkların ele alınması öngörülmektedir. Çalıştayın, akademisyenler ile kamu kurumu, özel sektör ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirerek hazırlanmakta olan “Dijital Çağda Rekabet Politikaları Raporu”na katkı sağlaması amaçlanmaktadır.
Anayasa Mahkemesi, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da yapılan değişikliklere ilişkin kararını yayımladı.
Anayasa Mahkemesi’nin 26 Şubat 2026 tarihli ve E.2024/146, K.2026/50 sayılı kararı (Karar), 14 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Kararda, 7511 sayılı Kanun ile 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da (4054 sayılı Kanun) yapılan iki değişiklik Anayasa’ya uygunluk bakımından incelendi. Karar kapsamında, 4054 sayılı Kanun’un 34. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan ve dolu kadrolarda derece değişikliği ile boş kadrolarda sınıf, unvan ve derece değişikliklerinin Rekabet Kurulu kararıyla yapılabilmesine imkân tanıyan düzenleme; yasama yetkisinin devredilmezliği ve idarenin kanuniliği ilkelerine aykırı bulunarak iptal edildi. Mahkeme, iptal kararının doğurabileceği hukuki boşluğun kamu yararını olumsuz etkileyebileceğini değerlendirerek hükmün yürürlüğe girişini dokuz ay erteledi. İlgili düzenleme, 14 Şubat 2027 tarihinde yürürlükten kalkacak.
Kararda incelenen ikinci düzenleme ise 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrasına ilişkindir. Söz konusu hüküm, Rekabet Kurulu tarafından başlatılan soruşturmaların on beş gün içerisinde taraflara bildirilmesini ve iddiaların türü ile niteliği hakkında yeterli bilgi verilmesini öngörmektedir. Başvuruda, önceki düzenlemede yer alan birinci yazılı savunma hakkının kaldırılmasının savunma hakkını zayıflattığı ileri sürülmüş; ancak Mahkeme, 44. ve 45. maddeler kapsamında tarafların dosyaya erişim, delil sunma ve soruşturma raporuna karşı beyanda bulunma imkânlarının korunduğunu belirterek düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olmadığına hükmetti.
DÜNYA
Avrupa Komisyonu, Dijital Piyasalar Yasası’nın akıllı telefon ekosistemine etkilerine ilişkin bir bilgi notu yayımladı.
Avrupa Komisyonu (Komisyon) tarafından yayımlanan bilgi notunda Dijital Piyasalar Yasası’nın (Digital Markets Act - DMA) uygulanmasının akıllı telefon ekosisteminde birlikte çalışabilirlik (interoperability) ve veri taşınabilirliği (data portability) alanlarında yeni yükümlülükler ve teknik çözümler ortaya çıkardığı belirtildi. Komisyon, DMA kapsamındaki uygulamaların; kulaklık, akıllı saat ve akıllı gözlük gibi bağlı cihazların geliştiricileri ve sağlayıcıları bakımından yeni imkanlar oluşturduğunu ve kullanıcı deneyiminde iyileşmeler sağlamayı amaçladığını ifade etti.
Bilgi notunda, kullanıcıların farklı işletim sistemlerine sahip cihazlar arasında geçiş yaparken kişi, mesaj, fotoğraf, belge, parola ve üçüncü taraf uygulama verileri dahil olmak üzere verilerini daha kolay aktarabilmesine imkân tanıyacak çapraz işletim sistemi veri transfer çözümleri üzerinde çalışıldığı açıklandı. Ayrıca, kullanıcıların internet tarayıcısı verilerini cihazlarındaki başka tarayıcılara aktarabilmesini sağlayan uygulama programlama arayüzü (API) tabanlı yeni çözümlerin geliştirildiği belirtildi.
Komisyon, bağlı cihazlara ilişkin 19 Mart 2025 tarihli karar kapsamında, üçüncü taraf geliştiricilerin kullanıcılara cihazlarla uyumlu hizmetler sunabilmesini sağlamak amacıyla bildirimler, yakınlık eşleştirmesi ve ses geçişi özelliklerine yönelik yeni birlikte çalışabilirlik çözümlerinin 1 Haziran 2026 tarihine kadar hayata geçirilmesinin öngörüldüğünü ifade etti. Ayrıca, mobil işletim sistemlerinde yapay zekâ hizmetlerine yönelik birlikte çalışabilirlik tedbirlerine ilişkin taslak önlemlerin de paydaş görüşüne açıldığı duyuruldu.
Komisyon, DMA kapsamındaki birlikte çalışabilirlik ve veri taşınabilirliği yükümlülüklerinin kullanıcı tercihlerini artırmayı ve uygulama geliştiricileri bakımından yeni fırsatlar yaratmayı hedeflediğini vurguladı.
Komisyon, 2025 Rekabet Politikası Raporu’nu yayımladı.
Komisyon tarafından yayımlanan 2025 Yılı Rekabet Politikası Raporu’nda, dijital piyasalar, yapay zekâ, veri kullanımı ve platform ekonomilerinin rekabet hukuku uygulamalarında öncelikli alanlar arasında yer almaya devam ettiği belirtildi. Raporda ayrıca, rekabet kurallarının sadeleştirilmesi, hukuki öngörülebilirliğin artırılması ve uyum maliyetlerinin azaltılmasına yönelik çalışmaların sürdüğü ifade edildi.
Raporda, 2025 yılı içerisinde Komisyon’a toplam 384 birleşme-devralma işleminin bildirildiği; işlemlerin %97’sinin koşulsuz onaylandığı ve kararların %88’inin basitleştirilmiş usulde sonuçlandırıldığı açıklandı. Ayrıca, yıl içerisinde herhangi bir işlemin yasaklanmadığı belirtildi.
Karteller bakımından otomotiv ve dijital hizmetler sektörlerine ilişkin kararların öne çıktığı ifade edilirken; emek piyasasını etkileyen kartellere yönelik ilk yaptırım kararına da 2025 yılı içerisinde yer verildi. Dijital Piyasalar Yasası kapsamında ise yönlendirme karşıtı uygulamalar ve “onay ver ya da ücret öde” (pay or consent) modeli nedeniyle verilen ilk idari para cezalarının uygulandığı belirtildi.
Raporda ayrıca, Komisyon’un antitröst ve birleşme-devralma uygulamalarının tüketicilere sağladığı doğrudan tasarrufun 2025 yılı itibarıyla 12,4 ila 21,9 milyar Euro arasında gerçekleştiğinin tahmin edildiği ifade edildi.
Komisyon, yeni AB Birleşme Kılavuzu taslağına ilişkin kamuoyu danışma sürecini başlattı.
Komisyon, 30 Nisan 2026 tarihinde yeni AB Birleşme Kılavuzu taslağını yayımlayarak kamuoyu danışma sürecini başlattığını duyurdu. Söz konusu kılavuzun mevcut Yatay Birleşme Kılavuzu ve Yatay Olmayan Birleşme Kılavuzu’nun yerini alacağı ve AB birleşme kontrolü alanında son yirmi yılın en kapsamlı reformunu oluşturduğu belirtildi. Bu adım, Mayıs 2025’te başlatılan ilk kamuoyu danışmasını da kapsayan ve Komisyon tarafından yürütülen çağrı sürecinin (Call for Evidence) ardından gerçekleştirildi.
Taslak Birleşme Kılavuzu, birleşmelerin rekabet üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesine ilişkin yaklaşımın; inovasyon, yatırım ve sürdürülebilirlik parametreleri çerçevesinde güncellenmesini amaçlamaktadır. Bu kapsamda taslakta; pazar gücü, kapama (foreclosure) ve koordinasyon etkilerine ilişkin yaklaşımın geliştirilmesi, potansiyel rekabetin değerlendirilmesi ile öldürücü devralmalar (killer acquisitions) gibi kavramlara ilişkin açıklamalara yer verilmektedir. Ayrıca, özellikle yenilikçi ve erken aşama teşebbüsleri içeren işlemlerin incelenmesine yönelik açıklamalar genişletilmektedir.
Nisan ayının sonunda kamuoyu görüşüne açılmasının ardından oluşan analiz, yorum ve tartışmalar planlanan değişikliklerin Avrupalı şirketlerin küresel rekabet gücüne yapabileceği potansiyel etkiler ile verimlilik ve inovasyon odaklılığının yeterliliği konusunda yoğunlaşmaktadır. Ayrıca, süregelen “Avrupalı Şampiyon” yaratılması tartışmasındaki rekabetçi dengenin nasıl oluşturulacağı konusunda tartışmalar yaratmıştır.
Kamuoyu danışma süreci 26 Haziran 2026 tarihine kadar devam edecek olup, Komisyonun ayrıca 10 Haziran 2026 tarihinde paydaş katılımına açık bir çalıştay düzenlemesi öngörülmektedir.
ABD Federal Ticaret Komisyonu, birleşme incelemelerinde son aşamada sunulan çözüm önerilerine ilişkin bir çalıştay düzenledi.
ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) tarafından 20 Mayıs 2026 tarihinde düzenlenen “Son Aşamada Sunulan Antitröst Çözüm Önerileri ve Çözümün Yargılama Yoluyla Değerlendirilmesi” başlıklı çalıştayda, birleşme-devralma incelemelerinde taraflarca soruşturmanın ileri aşamalarında veya dava sürecinde sunulan çözüm önerileri ele alındı.
Çalıştay kapsamında, çözüm önerilerinin yeterliliğinin değerlendirilmesinde mahkemelerin rolü ile federal uygulama mercilerinin bu süreçlere yaklaşımı tartışıldı. Etkinliğe FTC Komisyon üyeleri, FTC ve Adalet Bakanlığı yetkilileri ile akademisyenler ve antitröst uzmanları katıldı.
Kanada Dijital Düzenleyiciler Forumu, yapay zekânın geliştirilmesi ve kullanımına ilişkin düzenleyici ilkeleri yayımladı.
Belgede, yapay zekânın fiyatlandırma, talep tahmini, pazarlama faaliyetleri ve kişiselleştirilmiş içerik sunumu gibi alanlarda giderek daha yaygın biçimde kullanıldığı; söz konusu uygulamaların maliyet azaltımı ve hizmet kalitesinin artırılması gibi faydalar sağlayabilmekle birlikte rekabet ve tüketici refahı bakımından çeşitli riskler de doğurabildiği belirtildi.
Kanada Rekabet Bürosu’nun, 2024 G7 Dijital Rekabet Bildirgesi kapsamında yapay zekâ geliştiricileri ile kullanıcılarının kontrol edebildikleri alanlarda hesap verebilir olması gerektiğini vurguladığı ifade edildi. Belgede ayrıca, yapay zekâ sistemleriyle ilişkili risklerin şeffaf biçimde yönetilmesi, tüketicilerin yeterli düzeyde bilgilendirilmesi ve güvenliğin sağlanmasının düzenleyici öncelikler arasında yer aldığı belirtildi.
Forum, yapay zekâ sistemleri ve araçlarının tasarımına ve kullanımına ilişkin gelişmeleri Kanada’da ve uluslararası düzeyde izlemeyi sürdüreceğini açıkladı.
Çin Devlet Konseyi Tekel Karşıtı Danışma Grubu 2026 yılı genel kurul toplantısını gerçekleştirdi.
Çin Devlet Konseyi Tekel Karşıtı ve Haksız Rekabet Komitesi, uzman danışma grubunun yıllık genel kurul toplantısını 12 Mayıs 2026’da Pekin’de düzenledi. Toplantıda, rekabet politikası alanındaki araştırmaların derinleştirilmesi ve kamu otoritelerinin karar alma süreçlerine daha güçlü destek sağlanmasının önemi vurgulandı.
Toplantı kapsamında, Çin’in ekonomi politikası önceliklerinin uygulanması ile rekabet düzenlemelerinin yeni piyasa koşullarına uyum sağlaması gereği ele alındı. Ayrıca, antitröst ve haksız rekabet uygulamalarında tüketici refahı ile ulusal ekonomik önceliklere odaklanılmasının önemine dikkat çekildi.
Yetkililer, danışma grubunu Çin’in rekabet hukuku uygulama çerçevesinin geliştirilmesine katkı sağlamaya ve temel rekabet sorunlarına ilişkin çalışmaları sürdürmeye teşvik etti.
Güney Afrika Rekabet Komisyonu, ikinci Yoğunlaşma Raporu’nu yayımladı.
Güney Afrika Rekabet Komisyonu tarafından yayımlanan ikinci “Yoğunlaşma Raporu” (Concentration Report) kapsamında, Güney Afrika ekonomisindeki piyasa yoğunlaşmasına ilişkin değerlendirmelere yer verildi. Yaklaşık 450.000 firmanın 2017-2021 dönemine ait verilerine dayanan raporda, incelenen 228 alt sektörün yaklaşık üçte biri ile yarısı arasındaki bölümünün orta veya yüksek düzeyde yoğunlaşmış olduğu belirtildi.
Raporda, yoğunlaşmanın özellikle imalat, madencilik, enerji ve ulaştırma sektörlerinde belirgin olduğu ifade edildi. Bununla birlikte, 2017 yılından bu yana yüksek yoğunlaşmalı alt sektörlerin payının 5 puan azaldığı ve bazı sektörlerin “yüksek” yoğunlaşma kategorisinden “orta” kategoriye geçtiği belirtildi.
Küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin firma sayısının %97’sini oluşturmasına rağmen toplam cirodan yalnızca %22 pay aldığı; en büyük %10’luk firma grubunun ise toplam cironun %90,6’sını elinde bulundurduğu ifade edildi. Raporda ayrıca, ekonomide orta ölçekli işletmelerin sınırlı payına dikkat çekildi.
Komisyon, rapor bulgularının piyasa incelemeleri, birleşme-devralma denetimi ve piyasalara girişin artırılmasına yönelik politika çalışmalarında kullanılacağını açıkladı.